KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5156 E., 2025/1903 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Esas No
- 2023/5156
- Karar No
- 2025/1903
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- Kendi adlarına asaleten ...'a velayeten ...ve ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, çocukları ...'ın ...Ortaokulu ...sınıf öğrencisi iken 21.12.2018 tarihinde okulun yangın merdiveninin penceresinden aşağıya kendisini atması neticesinde yaralanmasına ilişkin olayda, idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 300,00-TL maddi (miktar artırımı sonrası 4.195.082,00-TL) anne ... için 75.000 TL, baba ... için 75.000 TL, çocukları ... için 100.000 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu olayın gerçekleştiği okulda olaya engel olabilecek türde bir güvenlik mekanizmasının bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunamayan davalı idarenin,
olayın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğu ancak olayın gerçekleştiği tarihte 13 (on üç) yaşında olan ve o dönem için irade kabiliyeti ve dolayısıyla Ceza Hukuku anlamında cezai ehliyeti (davacılar tarafından aksi yönde bir rapor veya tespit dosyaya sunulmamıştır.) bulunan davacıların çocukları ...'ın da zararın meydana gelmesinde %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu sonucuna varılarak davalı idarenin kusuru oranında hesaplattırılan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ile arttırılan tutar üzerinden 2.097.541,00-TL olarak belirlenen maddi tazminatın davalı idarece davacıların idareye başvurduğu 29.09.2020 tarihinden itibaren
yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, davacıların 2.097.541,00-TL maddi tazminat talebinin ise reddine, davacılara olay sebebiyle duydukları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, kusurun niteliği, oranı, küçüğün sosyal durumu ve iyileşme olasılığının bulunmaması sürekli bakıma muhtaç hale gelmesi de dikkate alınarak ve duydukları acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren davacıların çocukları ...için 55.000,00-TL, davacının bakımını üstlenen davacı anne ... için 35.000,00-TL,
yine davacının bakımını üstlenen davacı baba ... için 35.000,00-TL olmak üzere toplam 125.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacıların olay tarihinden sonra 1 yıl içinde dava açmamaları nedeniyle davanın süreaşımından reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların çocuklarının yangın merdiveninden kendisini aşağı atması sonucu yaşanan vahim olay sonucu hazırlanan inceleme raporunda dinlenen tanık ifadelerinden, öğrencinin içinde bulunduğu ruh hali ile bu eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, öğrencinin olay öncesi yaşadığı duygusal durumları sebebiyle kendisini aşağıya atmaya karar verdiği,
idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için zararın idareye yüklenebilir olması yani uygun illiyet bağı olması gerektiği, dolayısıyla yaşanan olayda uygun illiyet bağı olmadığı gibi kendilerine atfedilecek herhangi bir kusurun da bulunmadığı, dosyada kusur raporunun bulunmadığı, kusur oranının Mahkemece tespit edildiği, temyiz aşamasında teknik bir inceleme ve keşif yapılarak kusur oranı ile ilgili bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde bakıcı gideri talep edilmemesine rağmen ıslah dilekçesi ile ileri sürülen bu talebin Mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Mahkemece belirlenen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, harçtan muaf olmaları sebebiyle aleyhlerine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/5156, K. 2025/1903, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama