KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/575 E., 2023/6406 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/575
- Karar No
- 2023/6406
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, 05.07.2021 tarihi itibarıyla kaydının silinerek üniversiteden ilişiğinin kesilmesine yönelik tesis edilen ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... numaralı toplantısında almış olduğu ... nolu kararın iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2002 yılında ÖSYS sonucu ile Anadolu Üniversitesi'ne (Açık öğretim) kayıt yaptırdığı dolayısıyla Türkiye'de lise mezuniyetinin bulunduğu, yurt içinde yani Türkiye'de lise mezuniyeti bulunan davacının, sonrasında yeniden yurt dışında lise okumasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, uluslararası öğrenci statüsü için üniversiteye girişte getirilen kolaylık ve imkanlardan yararlanmak amacıyla bu yolun seçildiği,
davacının davalı Üniversiteye "uluslararası öğrenci" statüsünde kaydının yapılmasında esas alınan yurt dışı lise mezuniyetinin bu haliyle "gerçeği" yansıtmadığı, davacı gibi lise öğreniminin tamamını Türkiye'de tamamlayan Türk vatandaşlarının hiçbir şekilde uluslararası öğrenci statüsünde sayılmayacağı, davacının lise eğitimini Türkiye'de tamamlamasına rağmen yeniden yurt dışında lise diploması alarak dolayısıyla "gerçeğe aykırı ve yanıltıcı" nitelikte yurt dışı lise diploması ile davalı Üniversiteye kayıt yaptırdığı,
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 6/6 maddesi uyarınca üniversite kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversite kaydının silinmesine ilişkin işlemlerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı,
davacıya uygulanan Yönetmelik hükmü davacının hukuka uygun olarak kazanılmış hakkını yok eden bir madde olmadığı gibi temelinde açık hata ve yanıltıcı beyan kapsamında tesis edilen bir işlemin her zaman geri alınacak nitelikte olması sebebiyle işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmadığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirilen müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temelinin Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığı,
bu nedenle işlemin meşru bir amaçla gerçekleştiği, seçilen aracın ulaşılmak istenen amaçla kıyaslandığında bireye orantısız bir külfet yüklemiş olduğunun saptanması, ihlal sonucuna ulaşılabilmesi için bazı hallerde tek başına yeterli olmayabileceği, kişiye yüklenen külfeti dengeleyici mekanizmaların var olup olmadığının da büyük önem taşıdığı,
elverişli ve gerekli olduğu hükmüne varılan aracın seçilmiş olması nedeniyle kişiye yüklenen aşırı külfeti hafifleten hukuksal mekanizmalar mevcutsa bir ihlalin olmadığı sonucuna varılabileceği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hangi belgenin gerçeğe aykırı veya yanıltıcı olduğunun ortaya konulmadığı, kanun maddesinin soyut biçimde değerlendirildiği, keyfi biçimde uygulandığı, telafi edilebilir bir yanılgı olup olmadığının irdelenmediği, açıkça yetki gasbının bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/575, K. 2023/6406, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama