KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3672 E., 2024/4254 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Esas No
- 2024/3672
- Karar No
- 2024/4254
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, mahkeme kararına istinaden cins tahsisi yapılarak hazine arazisine dönüştürüldüğü, üzerinde 1994 yılından itibaren su ürünleri yetiştiriciliği yapıldığı ileri sürülen İznik İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın meraya dönüştürülerek mera özel siciline kaydının yapılmasına ilişkin Bursa Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve (...)-... sayılı yazısı ile bildirilen İl Mera Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazın mera vasıflı olduğu, davacının talebi üzerine mevzuatta sınırlı sayılan haller kapsamında su ürünleri yetiştiriciliği yapılması için tahsis amacının değiştirildiği yukarıda anılan mevzuatta çerçevesi çizildiği üzere meraların kamuya hasredilmiş, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz nitelikte özel korunan alanlardan olması karşısında,
Mera Yönetmeliği'nin 8. maddesi düzenlenen iki yıllık sürede amaca uygun yatırımların yapılamadığının anlaşılması karşısında taşınmazın yeniden mera özel siciline kaydının sağlanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinde tahdidi olarak sayılan istisnalar hariç Bölge İdare Mahkemelerince istinaf incelemesi sonucunda verilen kararlar kesin olup temyiz kanun yolu kapalı olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, taşınmazın maliye hazinesine ait olduğu, taşınmazın ilk kiralama işlemi yapıldığında DSİ'nin "sel ve taşkınlara karşı tedbir alınarak taşınmazın değerlendirilmesi gerektiği" yönünde görüş bildirdiği, buna istinaden tedbir amaçlı setlerin yapıldığı ve projenin faaliyete geçirildiği, taşınmazın, oksijenli suların varlığı ve dereden su temini gibi nedenlerle balık yetiştiriciliği için İznik Gölü etrafındaki en uygun alan olduğu, işletmenin derenin kuzey yakasında ki ... numaralı mera parseli içerisinde olduğu, bu arazinin, 14/10/1994 tarihinde 30 yıllık projeye istinaden kiralandığı,
DSİ'nin görüşünde yer verilen, sel ve taşkın riskine önlem olarak açılan havuzun kıyı şeritlerinde setler oluşturulduğu, arazinin kiralandığı tarihte, kiralama süresinin Su Ürünleri Yönetmeliğine göre en fazla 15 yıl olduğu ve kiralama sözleşmesinin buna göre düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/3672, K. 2024/4254, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama