KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5026 E., 2025/3035 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Esas No
- 2024/5026
- Karar No
- 2025/3035
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle Üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
2547 sayılı Kanun'da azami süre öngören değişikliğin 26/11/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacının ise belirtilen tarihten önce kayıt yaptırdığı, yapılan kanuni düzenlemede, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmayacağının belirtildiği, öğrenim süresi altı yıl olan davacının azami dokuz yıllık öğrenim süresinin en erken 26/11/2014 tarihinden başlatılması gerektiği, söz konusu dokuz yıllık azami sürenin;
derslerin dönemlik verildiği fakültelerde takip eden dönem başından, yıllık verildiği fakültelerde ise bir sonraki öğrenim yılından başlatılması gerektiği, bu durumda; davalı idarece davacının öğrenim gördüğü fakültenin ders verme sistemi (dönemlik/yıllık) göz önüne alınarak,
azami sürenin, derslerin dönemlik verildiği fakültelerde takip eden dönem başından, yıllık verildiği fakültelerde ise bir sonraki öğrenim yılından başlatılması suretiyle hesaplanarak işlem tesis edilmesi gerekirken, kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği eğitim dönemi başından hesaplama yapılmak suretiyle henüz azami dokuz yıllık süreyi tamamlamadığı açık olan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının 9 yıllık süreyi doldurduğu, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, Kanun'da belirtilen 9 yıllık süreyi henüz doldurmadığı, azami sürenin hesabında Kanun'un öngördüğü 26/11/2014 tarihinden önceki dönemlerin baz alınmaması gerektiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/5026, K. 2025/3035, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama