İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2024/6150 K.2024/5911

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 14/04/2020 tarih, E:2020/700, K:2020/1988 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru sonrası Anayasa…

Esas2024/6150Karar2024/5911Tarih26 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6150 E., 2024/5911 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
26 Kasım 2024
Esas No
2024/6150
Karar No
2024/5911
Temyiz eden (davalı)
... Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

İstemin konusu

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 14/04/2020 tarih, E:2020/700, K:2020/1988 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru sonrası Anayasa Mahkemesince verilen 12.07.2023 tarih ve 2018/35325 başvuru numaralı dosyada verilen kararla hükmedilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Fırat Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından; 2005 yılında girdiği Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil (ÜDS-Sonbahar Dönemi) sınav sonucunun olağandışı olarak kabul edilmesi nedeniyle ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile eşdeğer sınava çağırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında.

Anayasa Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarih ve Başvuru No:2018/35325 sayılı kararında; davacının da aralarında bulunduğu başvurucuların eşdeğer sınava çağrılma ve/veya çağrıldıkları sınavlara girmeme yahut bu sınavlardan düşük puan aldıkları gerekçesiyle sınav sonuçlarının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemlere karşı dava açtıkları, dava konusu işlemler nitelik itibarıyla birbirinden farklı olsa da aralarında zorunlu bir bağ bulunduğu,

ayrıca davalara ilişkin süreçler, yargısal aşamalarda verilen kararlar yönünden farklılıklar gösterse de bu süreçler sonunda verilen kararlar sonuçları itibarıyla aynı olduğundan başvuruların bir bütün olarak değerlendirildiği, öte yandan başvurucuların iddialarının özü, doktora ya da doçentlik eğitimine başlamaları için gerekli olan yabancı dil sınavında aldıkları puanların geçersiz sayılmasına ilişkin olduğundan iddiaların bir bütün olarak Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamında incelendiğinin görüldüğü,

öte yandan Anayasa Mahkemesince, daha önceden benzer konuda karara bağlanan ve eğitim hakkına yapılan müdahalenin idarece ve yargılama makamlarınca zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğinin ortaya konulamaması nedeniyle eğitim hakkının ihlali yönünde karar verdiği Özcan Bayrak kararına yaptığı atıf ile 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesinde belirtilen incelemenin sınav güvenliğine ilişkin bir işlem olduğu, sınav güvenliğine ilişkin alınacak tedbirlerin devletin yükümlülüğünde olduğu ve bu hususta takdir marjının oldukça geniş olduğu,

bununla birlikte devletin, birey nazarında hukuk güvenliği ilkesini zedeleyebilecek işlemlerden kaçınmakla yükümlü olduğu, bu doğrultuda özellikle geriye yönelik olarak yapılacak denetim işlemleri yönünden sınavın denetimine neden olan şüphenin, sınavın üstünden geçen süre, denetim sonucu ortaya çıkan olağan dışı bulguların niteliği eğitim hakkına yapılacak müdahalenin zorunlu bir sosyal ihtiyaca karşılık gelip gelmemesi noktasında yapılacak değerlendirme yönünden büyük önem arz edeceği, bu çerçevede, çeşitli güvenlik tedbirleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş, geçerliliği uzun yıllar boyunca tüm kamusal makamlarca kabul edilmiş,

kişilere akademik yeterlilik elde etmeleri noktasında önemli hak veya menfaatler sağlamış bir sınavla ilgili olarak kişinin şüpheli sonuçlar elde ettiği yönünde ortaya atılan iddianın ciddi bir şüpheye yol açıp açmadığının tartışılması gerektiği, öte yandan, incelemeye alınan sınavın üstünden geçen sürenin de önemli olduğu, sınava ilişkin sonuç belgesinin bu süreçte sunulan kamusal makamlarca kabul edilmiş olması,

ilgilinin akademik bir derece elde etmesini sağlaması dikkate alındığında oldukça uzun zaman sonra ortaya atılan bir iddia sonucunda kişinin eş değer sınava çağrılabilmesi için bu kriterin son derece katı bir şekilde uygulanması gerektiği, basit ve soyut bir şüphenin yeterli olmadığı; başvurucunun sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğuna ilişkin bulgunun somut olarak ortaya konulmasının şart olduğu yönünde ilkelere yer verildiği,

eldeki başvuruda ise Yunus Yıldırım dışındaki başvurucuların, Özcan Bayrak kararındakine benzer şekilde (sadece önceki sınavlarda aldıkları düşük puanlar ile şüpheli olduğu kabul edilen sınavda aldıkları puanlar kıyaslanarak) ÖSYM tarafından eş değer sınava çağrıldığı ve başvurucuların bir kısmı sınav sonuçlarının geçersiz sayılması nedeniyle akademik unvanlarını kaybettiği, netice olarak her bir başvurucu yönünden eş değer sınava çağrılma suretiyle başlayan, bazı başvurucular için unvanlarının geri alınması ve üniversiteden ilişiklerinin kesilmesi ile sonuçlanan eğitim hakkına yönelik müdahalenin, idarece ve yargılama makamlarınca,

zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğinin ortaya konulamadığı, eldeki başvuruda da Anayasa Mahkemesinin Özcan Bayrak kararında varılan sonuçtan ayrılmayı gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verildiği,

uyuşmazlıkta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/11/2017 tarihli yazısıyla gönderilen listede adı geçenlerin girdiği yabancı dil sınavları ile ilgili şaibe veya usulsüzlük araştırması yapılarak düzenlenecek rapor sonucunda bilgi verilmesi talebine istinaden sözkonusu listede adı bulunan davacı hakkında davalı idare İhbar Değerlendirme Komisyonunca yapılan inceleme neticesinde, davacının girmiş olduğu 2005 yılı KPDS İlkbahar yabancı dil sınavından 24 puan almasına rağmen aynı yıl sonbahar ÜDS yabancı dil sınavından ise 70 puan aldığı, bu durumun hayatın doğal akışına aykırı olduğu şeklinde değerlendirildiği,

bu gerekçe ile davacının 2018 yılında yapılacak herhangi bir e-YDS sınavına veya Nisan ayında yapılacak 2018 YDS İlk Bahar Dönemi sınavına eşdeğer sınav hükmünde olmak üzere çağrıldığı, buna yönelik işlemin davacıya tebliğ edilmesi üzerine ise bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, dava konusu eşdeğer sınava çağırma kararına dayanak alınan sebebin davalı idare İhbar Değerlendirme Komisyonu'nca 2005 yılında girdiği iki farklı yabancı dil sınavından alınan puanların kıyaslaması haricinde söz konusu 2005 yılı ÜDS Sonbahar Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca bir bilgi ve somut gerekçe sunulmadığının görüldüğü,

bu durumda, her ne kadar 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi davalı idareye sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması hâlinde adayların, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağırabilmesine olanak tanıyor ve yetki veriyor ise de; anılan maddede tanınan yetkinin Anayasamızda belirlenen hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiğinin açık olduğu,

bakılan uyuşmazlıkta 2005 yılı ÜDS Sonbahar Dönemi için davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veyahutta kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu olarak kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak davaya konu işlemin tesis edildiği, bu şekilde yapılan bir değerlendirme sonucu 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesinde tanınan yetkinin kullanılmasının hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceği anlaşıldığından,

uyuşmazlığa konu eşdeğer sınava çağırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi çerçevesinde sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanılması halinde ÖSYM Başkanlığına takdir yetkisi tanındığı, adayların eşdeğer sınava çağrılabilmeleri için sınav sonuçlarında olağandışı bulgulara rastlanılmış olmasının yeterli olduğu, bunun dışında adayların kopya çektiğine yahut kendisi yerine bir başka adayın sınava girdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmasının gerekli olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrası temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta giderlerinin istek halinde taraflara iadesine, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 26/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2024/6150, K. 2024/5911, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/6150
Karar No
2024/5911
Tarih
26 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2024/6151 K.2024/6635
  • Danıştay 5. Daire E.2024/6152 K.2024/16787
  • Danıştay 10. Daire E.2024/6156 K.2024/5638
  • Danıştay 6. Daire E.2024/6156 K.2024/6914
  • Danıştay 9. Daire E.2024/6158 K.2024/6040
  • Danıştay 6. Daire E.2024/6158 K.2024/6915

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.