İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2025/2301 K.2025/9171

Dava konusu istem: Malatya ili, Battalgazi ilçesi dahilinde bulunan S:... sayılı II. Grup İşletme Ruhsatının yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin alınamadığından bahisle aynı Kanun uyarınca ruhsat yürürlük…

Esas2025/2301Karar2025/9171Tarih26 Kasım 2025Okuma12 dk · 2.333 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/2301 E., 2025/9171 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
26 Kasım 2025
Esas No
2025/2301
Karar No
2025/9171
Temyiz isteminde bulunan (davacı)
...
Vekili
Av....
Karşı taraf (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.333 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Malatya ili, Battalgazi ilçesi dahilinde bulunan S:... sayılı II. Grup İşletme Ruhsatının yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin alınamadığından bahisle aynı Kanun uyarınca ruhsat yürürlük tarihinden 05/05/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, işletme ruhsatının düzenlendiği 05/05/2016 tarihinden itibaren 3 yıl içinde işletme izninin alınabilmesi için gerekli olan ÇED belgesinin davalı idareye sunulmadığı sabit olup, her ne kadar davacı tarafından "çed gerekli değildir" kararı alındığı ancak söz konusu kararın mahkemece iptal edilmesinin beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği ileri sürülmekte ise de, Maden Kanunu'nun 37. maddesinde beklenmeyen hallere ilişkin getirilen düzenlemenin işletme izni alınmış işletme ruhsatlarına yönelik olduğu,

davacının işletme izni sahibi olmadığı, Kanun'un 7. maddesi uyarınca alınması gereken izinlerin beklenmeyen haller nedeniyle alınamamasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmeyerek davacıya 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesi uyarınca 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Aşaması: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ruhsat sahası çerçevesinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile öngörülen izinler için ilgili idareye başvurması neticesinde verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının Mahkeme hükmü ile iptal edilmesi karşısında.

3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin alınması kapsamında iradesini ortaya koymasına rağmen, alınması ÇED kararına bağlı olan diğer izinlerin, "ÇED Gerekli Değildir" kararının mahkeme kararı ile iptali neticesinde kendisine atfedilemeyecek nedenlerden dolayı alınamadığı ve süresi içerisinde Genel Müdürlüğe sunulamadığı, dolayısıyla Kanun'un 7. maddesine göre işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde almak zorunda olduğu gerekli izinleri alamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından,

davacının, anılan Kanun'un 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin süresi içerisinde alınıp Genel Müdürlüğe sunamadığından bahisle idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine yönelik mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bu karar temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 15/10/2024 tarih, E:2021/7162, K:2024/5337 sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu maden sahasına ilişkin olarak gerçekleştirilmesi planlanan "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi" için yapmış olduğu başvuru neticesinde verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının alınmasını müteakip, diğer izinler için herhangi bir girişimde bulunulmaksızın beklenildiği görülmekle, davacı şirketin gerekli izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından,

sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılmamasında kusurlu bulunduğunun açık olduğu, bu nedenle anılan durumun beklenmeyen hal kapsamında da görülemeyeceği, aynı zamanda, Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu,

davacının maden mevzuatı uyarınca ruhsatın terki yoluna da gitmeksizin, ruhsatı uhdesinde tutmaya da devam ettiği dikkate alındığında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamındaki zorunlu izinlerin tamamının üç yıllık süre içinde alınmamış olması sebebiyle anılan Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası uyarınca davacı şirketin idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ...

Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, “istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, söz konusu maden sahasına ilişkin olarak ... tarih ve İR:... sayılı işletme ruhsatının mevcut olduğu, işletme ruhsatının iptali talebiyle açılan davada Malatya İdare Mahkemesinin ilgi sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına hükmedildiği, dolayısıyla işletme ruhsatının halihazırda hukuk aleminde sonuç doğurmaya devam ettiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında alınmayan izinlerin iradesi dışında gerçekleşmiş olması nedeniyle beklenmeyen hal olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu maden sahasına ilişkin olarak alınan "ÇED Gerekli Değildir" belgesinin Mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle gerekli diğer izinlerin alınamadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde yer alan beklenmeyen hal durumunun yalnızca aynı Kanun'un 37. maddesi kapsamında uygulama alanı bulduğu ve 7. madde izinlerinin 3 yıl içerisinde alınmaması durumunda beklenmeyen hal kapsamında yasanın öngördüğü yaptırımdan muaf olunmasının mümkün olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Anayasa'nın 36. maddesinde açıkça düzenlenen adil yargılanma hakkı ile Anayasa'nın 141. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddelerinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının, idari yargı mercilerince yapılan hukukilik denetiminde yargısal etkinliğin sağlanmasında öncelikle gözetilmesi gerekmektedir.

Yargı kararı gerekçesinin davanın muhatapları açısından hukuki temellendirilme vasfı ile açık, net ve davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığı çözücü nitelikte olması önemlidir. Bu kapsamda; temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 15/10/2024 tarih, E:2021/7162, K:2024/5337 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin, ... ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen gerekçeden farklı bir hukuki sebeple, davanın reddi yönünde, verilen bozma kararına ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, dava konusu işlemin sebebini oluşturan delil ve tespitlere ilişkin gerekçeye yer verilmeden sadece....

İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Malatya ili, Battalgazi ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı II. Grup maden işletme ruhsatının 05/05/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacı tarafından söz konusu ruhsat alanında gerçekleştirilmesi planlanan "kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesi" için...tarihinde ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" verildiği, söz konusu ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının 3. kişilerce dava edilmesi neticesinde ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "ruhsat alanı 97.5 hektar olan ve Yönetmelikte belirtilen 25 hektarlık sınırdan daha büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu ve çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu madencilik faaliyeti için "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptal edildiği,

bu kararın Danıştay 14. Dairesinin 02/10/2018 tarih ve E:2018/1993, K:2018/5816 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, S:... sayılı II. Grup işletme ruhsatının yürürlük tarihinden itibaren 3 yıl içinde Maden Kanunu'nun 7. maddesindeki izinlerin alınamadığından bahisle aynı Kanun uyarınca ruhsat yürürlük tarihinden 05/05/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü, 4. fıkrasında ise,"Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde; "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı"nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.

Yine aynı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasına göre, Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebileceği hüküm altına alınmıştır.

3213 sayılı Maden Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi " başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında, "(Değişik onbirinci fıkra: 4/2/2015 – 6592/13 md.) 7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır.

Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir.

İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmış ve bu konuda herhangi bir istisnaya yer verilmemiştir. Türk Dil Kurumuna göre gerekçe, Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebeplerdir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması,

hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.

Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;

'23.Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.

24.Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

25.Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin hukuka uygun bulmadığı gerekçesini değiştirerek hüküm verebileceği de tabidir.

Dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, ruhsat sahası çerçevesinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile öngörülen izinler için ilgili idareye başvurması neticesinde verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının Mahkeme hükmü ile iptal edilmesi karşısında.

3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen izinlerin alınması kapsamında iradesini ortaya koymasına rağmen, alınması ÇED kararına bağlı olan diğer izinlerin, "ÇED Gerekli Değildir" kararının Mahkeme kararı ile iptali neticesinde kendisine atfedilemeyecek nedenlerden dolayı alınamadığı ve süresi içerisinde Genel Müdürlüğe sunulamadığı, dolayısıyla Kanun'un 7. maddesine göre işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde almak zorunda olduğu gerekli izinleri alamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından,

davacının, anılan Kanun'un 7. maddesine göre alınması gereken izinlerin süresi içerisinde alınıp Genel Müdürlüğe sunamadığından bahisle idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine yönelik mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne,...

İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.

Dairemizin bozma kararı, Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir. Kanun'un 50. maddesi uyarınca Bölge İdare Mahkemesinin Danıştay tarafından verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararlarında ısrar da edebileceği açıktır. Görülmekte olan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince Danıştay'ın bozma kararına uyulduğunu belirttikten sonra bu kararında herhangi bir gerekçe yazmadan ... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Dairemizin 15/10/2024 tarih, E:2021/7162, K:2024/5337 sayılı bozma kararı incelendiğinde, kararın gerekçesinin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında belirtilen gerekçeden farklı olduğu açıktır. Bu haliyle; ...

Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, ayrıca bir gerekçe belirtilmeden istinaf isteminin reddine karar verilmesi, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçenin kabul edilerek, Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılmadığı anlamına gelmektedir. ... Bölge İdare Mahkemesi ....

İdari Dava Dairesince kastedilen bu ise yapılması gereken, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca ısrar kararı vermektir. Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılınmış olması durumunda ise ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirmek suretiyle istinaf istemini reddetmek gerekir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

(X)- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, Dairemizin 15/10/2024 tarih, E:2021/7162, K:2024/5337 sayılı bozma kararındaki gerekçe eklenmek suretiyle gerekçeli olarak onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/2301, K. 2025/9171, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/2301
Karar No
2025/9171
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2354 K.2025/2290
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2357 K.2025/2699
  • Danıştay 4. Daire E.2025/2358 K.2025/5657
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/2371 K.2025/2830
  • Danıştay 13. Daire E.2025/2379 K.2025/3418
  • Danıştay 13. Daire E.2025/2390 K.2025/3359

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.