İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2000/2770 K.2002/3957

Yükümlü şirketten 1996/Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs dönemleri için salınan kusur cezalı katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden yükümlü şirketin ihtilaf konusu dönemlere ait…

Esas2000/2770Karar2002/3957Tarih8 Ekim 2002Okuma4 dk · 752 kelime

KÜNYE

9. Daire 2000/2770 E., 2002/3957 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
8 Ekim 2002
Esas No
2000/2770
Karar No
2002/3957
Temyiz İsteminde Bulunan
…
Karşı Taraf
Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğü /TRABZON
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

752 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

Yükümlü şirketten 1996/Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs dönemleri için salınan kusur cezalı katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden yükümlü şirketin ihtilaf konusu dönemlere ait katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi üzerine adına re'sen kusur cezalı katma değer vergilerinin salındığı, ihbarnamelerin yükümlü şirketin bilinen adreslerine tebliğ edilememesi üzerine tebligatın ilanen yapıldığı,

yükümlü şirket tarafından tarhiyata karşı açılan davaların süre yönünden reddedilmesi üzerine tarhiyatın kesinleştiği, bunun üzerine dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, olayda işi terk bildirimi bulunmayan yükümlü şirketin faal olmadığı yönündeki iddiasının ancak tarhiyat aşamasında ileri sürülebileceği, kaldı ki tarhiyatın kesinleştiği gerekçesiyle reddeden.

Vergi Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararının; ihtilaf konusu dönemde faaliyetlerinin bulunmadığının idarece saptandığı, bu durum "böyle bir borçlarının olmadığı" şekline değerlendirilmesi icabettiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz istemenin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Savcısı …'ün Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, 1996 yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değre vergisi beyannamelerini vermeyen yükümlü şirket adına takdir komusyonunca re'sen takdir edilen matrah üzerinden tarhedilen kusur cezalı katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, yükümlü şirketin bilinan adresinde mahalle muhtarı nezdinde 1.11.1995 ve 6.11.1996 tarihinde yapılan yoklamalarda "şirketin faaliyatinin bulunmadığı, adresten uzun zaman önce ayrıldığı, şirket yetkilileri ile irtibat kurulamadığı" hususlarının tespit edildiği, daha sonra şirket adına takdir komisyonunca ihtilaflı dönem için re'sen takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapıldığı, ihbarnamelerin bilinen adreste tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ yapıldığı, kesinleşen kamu alacağının tahsili için dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 58.maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek itiraz edebileceği belirtilmiştir.

Olayda, yükümlü şirketin ihtilaflı dönemde ticari faaliyetinin bulunmadığının yoklma ile tespit edilidği, idarece aksi yönde bir iddia ve tespit bulunmadığı, ayrıca dava konusu ödeme emri ile tahsil edilmek istenen cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonunca da hiç bir araştırma yapılmadan genel ifadelerle matrah takdir edildiği anlaşıldığından, mahkemeçe, yükümlü iddiaları 6183 sayılı Kanunun 58.maddesindeki "böyle bir borcu olmadığı" kapsamı içinde düşünülerek ihtilafın incelenmesi ve buna göre dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Olayda yükümlü şirketin uyuşmazlık konusu dönemlerde faaliyetinin olmadığı yoklama ile saptanmış olup dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnameye karşı açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmiş olmasının yükümlü şirketin vergi borcu bulunduğunu göstermeyeceği, bu nedenle davanın reddi yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

6183 sayılı Amme Alacaklarının tahsil Usulü Hakkında Kanun'un un 55.maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 1996 yılının muhtelif dönemlerinde katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle düzenlenen beyana çağrı mektubunun tebliğ edilememesi üzerine,şirketin adresinde mahalle muhtarı nezdinde düzenlenen 1.11.1995 ve 6.11.1996 tarihli yoklama fişlerinde şirketin gayrifaal olduğunun ve adresten ayrıldığının tespit edildiği, bunun üzerine takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden re'sen yapılan cezalı tarhiyata ilişkin olarak ilanen tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi üzerine kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Olayda, kurulduğu tarihten itibaren gayrifaal olduğu anlaşılan davacı şirketin, uyuşmazlık konusu dönemde vergiye tabi faaliyetinin olduğu yolunda yapılmış bir tespit bulunmadığından, salt ihbarnamelere karşı açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmiş olması dolayısıyla vergi borcunun varlığını kabule olanak yoktur. Çünkü, vergilendirmede esas olan vergilendirilecek bir faaliyetin bulunması ve vergiyi doğuran olayın gerçekleşmiş olmasıdır. Oysa, davacı şirketin ilgili dönemlerde vergiye tabi herhangi bir faaliyeti olduğu tespit edilmediğinden, Mahkemece ileri sürülen iddiaların, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde belirtilen "böyle bir borcu bulunmadığı" kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.

Kaldı ki yükümlüden cezalı gelir vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada aynı gerekçeyle verilen Mahkeme kararı da Danıştay Üçüncü Dairesinin 23.1.2002 tarih ve E:2000/3291, K:2002/147 sayılı kararıyla bozulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararının bozulmasına 8.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 9. Daire, E. 2000/2770, K. 2002/3957, 8 Ekim 2002 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2000/2770
Karar No
2002/3957
Tarih
8 Ekim 2002

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2000/3048 K.2002/3067
  • Danıştay 10. Daire E.2000/3301 K.2002/3861
  • Danıştay 9. Daire E.2000/3900 K.2002/4186
  • Danıştay 7. Daire E.2000/3907 K.2002/3101
  • Danıştay 7. Daire E.2000/4056 K.2002/3285
  • Danıştay 7. Daire E.2000/4274 K.2002/3384

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.