KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3267 E., 2022/1694 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/3267
- Karar No
- 2022/1694
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu Tasfiye Halinde … Petrol Ürün. Tic. Ltd. Şti.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının 1996, 1997 ve 1998 yıllarının muhtelif dönemleri için tahakkuk ettirildiği, söz konusu amme alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 04/10/2007 ve 13/11/2007 tarihlerinde ilanen tebliğ olunduğu, vergi borçlarına ilişkin muhtelif tarihlerde 0.01-TL lik ödemelerin yapıldığının görüldüğü, söz konusu cüz'i miktarlı ödemeler dışında zamanaşımını kesen bir işlemin dava dosyasına sunulmadığı,
buna göre asıl borçlu şirket hakkında yapılan 04/10/2007 ve 13/11/2007 tarihli ilanen tebliğlerin geçerli olduğu kabul edilse dahi söz konusu ilanen tebliğler ile zamanaşımı süresinin kesildiği ve amme alacakları için kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden 2008 takvim yılı başından itibaren zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı ve sürenin sonunun 31/12/2012 tarihi olduğu, vergi borçlarına ilişkin muhtelif tarihlerde 0.01 TL gibi cüz'i miktarlı ödemeler dışında zamanaşımını kesen bir işlemin dava dosyasına sunulmadığı,
sembolik denecek kadar az olan ödemelerin hayatın olağan akışına ters düştüğü, anılan ödemelerin sırf mükellefler aleyhine olmak üzere zamanaşımının kesilmesini sağlamak amacıyla yapıldığı, böylece zamanaşımı sürelerinin düzenlenme amacına aykırı hareket edildiği ve ortada zamanaşımını kesen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 103. maddesinde belirtilen nitelikte bir ödemenin ve maddede sayılan diğer hususların bulunmadığı ve dolayısıyla 31/12/2012 tarihi itibariyle zamanaşımını kesen veya durduran bir hususun bulunmaması sebebiyle amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından söz konusu kamu
alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tesis edilen dava konusu ödeme emrinde yasal uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 103 ncü maddesinde tahsil zamanaşımının hangi hallerde kesileceğine yer verilmiş olup şirket adına muhtelif tarihlerde uyuşmazlık konusu vergilere ilişkin ödemeler yapıldığı bu nedenle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin yasal ve yerinde olduğu, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/3267, K. 2022/1694, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama