KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/339 E., 2022/834 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Esas No
- 2019/339
- Karar No
- 2022/834
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Balkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Dokuma San. ve Tic.A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, finansal kiralama yoluyla edindiği iktisadi kıymetler için normal amortisman uygulanması gerekirken azalan bakiyeler usulünün uygulanması suretiyle fazladan amortisman ayrıldığı, fazladan ayrılan tutarın kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi gerektiği yolundaki vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı devreden zararının azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre Anonim Şirket olarak tüzel kişilik kazanmış ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bilanço esasına tabi olan davacı şirketin, finansal kiralama (leasing) yöntemi ile edindiği iktisadi kıymetleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 315. maddesinde tanınan seçimlik hakkını kullanarak azalan bakiyeler yöntemi ile amortismana tabi tutması karşısında; davalı idarece 319 ve 333 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerine göre davacının normal amortisman usulüne göre amortisman ayırması gerektiği ve bu amortismana tabi makinaların faydalı ömrünün 8 yıl olduğu,
amortismanın faydalı ömür süresine göre eşit taksitlerle ayrılması gerektiği, buna göre 2013 yılında azalan bakiyeler usulüne göre ayrılan amortisman tutarı ile normal amortisman yöntemi ile ayrılması gereken amortisman arasındaki farkın ilgili dönemde kurum kazancına kanunen kabul edilmeyen gider olarak ilave edilmesi gerektiği ve 2013 yılı dönemi zararının gelecek yıla devreden tutarının buna göre dikkate alınması gerektiği yolunda vergi inceleme raporu düzenlenmesinin, verginin kanunilik ilkesine ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından,
dava konusu vergi inceleme raporunun anılan sonuçlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi inceleme raporlarının icrai nitelikte işlemlerden olmadığı, bu nedenle idari davaya konu edilemeyeceği, 213 sayılı Kanun'da ve 319 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde; finansal kiralama yoluyla edinilen iktisadi kıymetler yönünden azalan bakiyeler yöntemi ile amortisman ayrılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, aksi durumun 1 sıra nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne aykırılık teşkil edeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/339, K. 2022/834, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama