KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/344 E., 2022/1113 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2019/344
- Karar No
- 2022/1113
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karışa taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Traverten Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih, ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... tarihli istifasından sonraki dönemler yönünden; davacının bu tarihten sonra muhtelif dönemlerde tahakkuk eden muhtelif vergilerin şirketin borcunu karşılayacak miktarda mal varlığı bulunmadığı nedeniyle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmiş ise de, şirket kanuni temsilciliğinden istifa eden, istifasını asıl borçlu şirkete ve Ticaret Sicil Gazetesi'ne gönderen, ayrıldığı tarih itibariyle şirketin vergisel ödevlerinin yerine getirilmesi konusunda yetkisi ve sorumluluğu bulunmayan davacının,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca şirketten alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının 29/09/2011 tarihli istifasından önceki dönemler yönünden; davacının şirket borçlarından dolayı sorumluluğu bulunmakla birlikte, asıl borçlu şirket tarafından 6736 sayılı Yasa kapsamında tüm vergi borçlarının 19/10/2016 tarihinde yapılandırılmış olması nedeniyle, amme alacağının tekrardan şirketten tahsili yolunun açıldığı,
söz konusu alacağın yapılandırma kapsamında borçlu şirket tarafından ödenmemesi ve tahsil edilememesi durumunda, sorumluluğun yapılandırma işlemi yapan şirket yetkili kanuni temsilcisine ait olduğu, dolayısıyla davacıya asıl borçlu şirketten istifa ettiği tarih öncesi dönemler içinde bu sebeple herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceği sonucuna varıldığından, bahsedilen dönemleri kapsayan amme alacağının tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının kanuni temsilcilik görevinden istifasına ilişkin tescil ve ilan görevini yerine getirmediği, ticaret sicili gazetesinde ilgili dönemler için kanuni temsilci olduğu belirtildiğinden bu dönemlere ilişkin borçlrdan sorumlu olduğu, yapılandırılan borçlara ilişkin şirket tarafından hiç ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği, yapılandırmanın davacının kanuni temsilci olduğu dönemdeki sorumluluklarını kaldırmayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/344, K. 2022/1113, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama