KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4079 E., 2021/6697 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2021
- Esas No
- 2019/4079
- Karar No
- 2021/6697
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Bankası T. A. O. Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem:Davacı tarafından, adına düzenlenen ödeme emrinin yargı harcına ilişkin kısmı yargı kararıyla iptal edildiğinden; 980.168,20-TL tutarındaki yargı harcı ile 287.354,54-TL tutarındaki gecikme zammı toplamı olan 1.254.002,74-TL'nin ödendiği 29.06.2015 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak tecil faizinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödemenin yapıldığı 29.06.2015 tarihinden itibaren işlemiş tecil faizi tutarı olan 216.106-TL ile bu tutarın işleyecek tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, … tarih ve …. sayılı ödeme emri kapsamında 980.168,20-TL tutarında ilam harcı ile 287.354,54-TL tutarında gecikme zammı olmak üzere toplam 1.254.002,74-TL'nin 29.06.2015 tarihinde davalı idareye ödediği, ödeme emrinin dava konusu edilen ilam harcına ilişkin kısmının.
Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu karar üzerine davacı tarafından yapılan başvuru sonucunda davacıya 10.11.2016 tarihinde 1.254.002,74 TL'nin iade edildiği hususunda taraflar arasında bir itilaf bulunmadığı,
uyuşmazlığın söz konusu 1.254.002,74-TL'nin davacı banka tarafından davalı idareye ödeme tarihi olan 29.06.2015 tarihinden itibaren bu tutarın iade edildiği tarihe kadar işleyen tecil faizi tutarı ile bu tecil faizi tutarının zamanında ödenmemesi nedeniyle kullanımından mahrum kalınmasından dolayı bu tecil faizi tutarına fiili ödeme tarihine kadar işleyecek tecil faizinin davacıya ödenmesi talebine ilişkin olduğu,
davacıdan yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan ve tahsili hukuka aykırı bulunan ve de idarece tahsili tarihinden itibaren anılan mahkeme kararına göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan 1.254.002,74-TL üzerinden 213 sayılı Kanun'un 112/4. maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanacak tecil faizi tutarının ve söz konusu tecil faizi tutarının zamanında ve eksiksiz ödenmemesinden kaynaklanan,
dolayısıyla davacının kullanmaktan mahrum kaldığı bu tecil faizi tutarı üzerinden fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak tecil faizinin de davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne,
davacıdan yersiz olarak tahsil edilen 1.254.002,74-TL'nin davacı banka tarafından davalı idareye ödeme tarihi olan 29.06.2015 tarihinden itibaren bu tutarın iade edildiği tarihe kadar söz konusu tutar üzerinden 213 sayılı Kanun'un 6322 sayılı Kanunla değişik 112. maddesinde belirlenen esaslara göre hesaplanacak tecil faizi tutarı ile bu tecil faizi tutarı üzerinden fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak tecil faizinin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlıkta vergi hatası bulunmadığından Vergi Usul Kanunu 112/4.maddesinin uygulanamayacağı, İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. maddesinde mahkeme kararından kişilere yapılacak ödeme tarihine kadar olan dönem için faiz tahakkukunun kurala bağlandığı, yargı kararı üzerine iade edilecek vergilere faiz yürütülemeyeceğinden kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu zarar "faiz" adı altında ödemelerle karşılandığından ve uyuşmazlık konusu faizin niteliği temerrüt faizi olmakla Türk Borçlar Kanunu 121.maddesi ve 3095 sayılı Kanunun 3.maddesi uyarınca temerrüt faizine faizi yürütülmesi mümkün bulunmadığından; davalı temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz alacağının, hesaplanacak tecil faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, adına düzenlenen ödeme emrinin yargı harcına ilişkin kısmı yargı kararıyla iptal edildiğinden;980.168,20-TL tutarındaki yargı harcı ile 287.354,54-TL tutarındaki gecikme zammı toplamı olan 1.254.002,74-TL'nin ödendiği 29.06.2015 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak tecil faizinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödemenin yapıldığı 29.06.2015 tarihinden itibaren işlemiş tecil faizi tutarı olan 216.106-TL ile bu tutarın işleyecek tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/3.maddesinde temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2.maddesinde bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu, 3. maddesinde ise kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacıdan yersiz olarak tahsil edilen 1.254.002,74-TL'nin davacı banka tarafından davalı idareye ödeme tarihi olan 29.06.2015 tarihinden itibaren bu tutarın iade edildiği tarihe kadar söz konusu tutar üzerinden 213 sayılı Kanun'un 6322 sayılı Kanunla değişik 112. maddesinde belirlenen esaslara göre hesaplanacak tecil faizi tutarının ödenmesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalının dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının tecil faizi tutarı üzerinden fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak tecil faizinin davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden temerrüt faizine faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu zarar "faiz" adı altındaki ödemelerle karşılandığından ve olayda hüküm altına alınan zararın hukuki niteliğinin temmerrüt faizi olduğu anlaşıldığından; temerrüt faizine faiz yürütülecek şekilde tecil faizi tutarı üzerinden fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak tecil faizinin davacıya ödenmesine ilişkin Vergi Mahkemesi hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4079, K. 2021/6697, 16 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama