KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4768 E., 2022/1188 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/4768
- Karar No
- 2022/1188
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı-... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...Oto Yedek Parça Limited Şirketinin kamu borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarihli ...sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla.
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden 09/05/2013 tarihinde tebliğ edilen yedi adet ödeme emrinin "Bizzat Kendine Tebliğ Edildi" kaşesiyle tebliğine ilişkin mazbatada tebliğ alanın imzasının bulunmasına rağmen ad ve soyad bilgilerinin yer almadığı, 19/03/2014 tarihinde tebliğ edilen sekiz adet ödeme emrinin vekil olduğu beyan edilen ...'a tebliğ edildiğine ilişkin şerh bulunmasına rağmen adı geçenin yetkili olduğuna ilişkin belgenin dosyada bulunmadığı, "Bizzat Kendine Tebliğ Edildi" şerhiyle ...'ya tebliğ edildiği yazılan dört adet tebligatın tebliğ tarihinin yazılmadığı,
2016 tanzim tarihli dört adet ödeme emrine ait tebligatın iade olmasına ilişkin adres tespitinin VUK 102/son uyarınca yapılmadığı ve geriye kalan, şirket hakkında düzenlenmiş olan dört adet ödeme emrine ilişkin tebligatın da bulunamadığı gerekesiyle ibraz edilemediği görüldüğünden şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak yapıldığının ortaya konulamamış olmasının yanı sıra asıl borçlu konumundaki şirket hakkındaki mal varlığı araştırmasının,
davacı adına düzenlenen 18/01/2017 tanzim tarihli ödeme emirlerinin iptaline ilişkin olarak 15/12/2017 tarihinde açıldığı anlaşılan iş bu dava tarihinden sonra 02/01/2018 tarihinde yapıldığı da tespit edildiğinden, asıl borçlu nezdinde usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilmediği sonucuna varılan amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket ortaklar kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararıyla, davacının yetkilerinin iptal edilerek, şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile ...'ın atandığı, dosyada bu hususun tescil ve ilanına ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı görülmekle birlikte, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve 9/5/2013 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ mazbatası üzerinde kanuni temsilci sıfatıyla ...'ın belirtildiğinin saptanması karşısında, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ...olduğu bilgisinin vergi idaresi ıttılaında bulunduğu sonucuna varılmakla,
8/12/2011 tarihinde şirket kanuni temsilcilik yetkileri iptal edilen davacının 2011 ve 2016 yıllarına ait şirket vergi borçlarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından davalı istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taraflarınca verilen savunma ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/4768, K. 2022/1188, 5 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama