KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/553 E., 2022/830 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- Esas No
- 2019/553
- Karar No
- 2022/830
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … İnşaat Malzemeleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:. K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin … tarih ve … sayılı genel kurul kararı ile şirket merkezinin. Mahallesi, ...Sokak, ... Apt.
No:… …/… adresine taşınmasının kararlaştırıldığı ve bu hususun … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilan edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 36'ncı maddesinde, ticaret sicili kayıtlarının nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise son kısmının yayınlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğuracağının hüküm altına alındığı, ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden takibi amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin önceki adresi olan.
Mahallesi ...Sokak No:… …/… adresine tebliğe çıkarıldığı, mükellefin adresinde olmadığının tespiti üzerine ilanen tebliğ yoluna gidildiği, yeterli araştırma yapılmaksızın ödeme emirlerinin şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunan bilinen son adresi olan ''. Mahallesi, ...Sokak,. Apt.
No:… …/…. adresine tebliğe çıkarılmadığı, asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun olarak şirketin bilinen son adresine tebliği suretiyle şirket nezdinde takibin henüz kesinleştirilmediği anlaşıldığından davacı adına kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebligatın şirketin işe başlamada bildirilen bilinen son adresine posta yoluyla yapılmak istendiği ancak şirketin bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle yasal sürede ilanen yapıldığı, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmalarında borcu karşılamaya yetecek herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı,
tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından dolayı şirketin kanuni temsilcilerinin şahsi malvarlıkları ile sınırsız sorumlu olacaklarının öngörüldüğü ve davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35'inci ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10'uncu maddesi ve Seri:.. Sıra No:. Tahsilat Genel Tebliği uyarınca takibata geçildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/553, K. 2022/830, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama