KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/164 E., 2022/3015 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/164
- Karar No
- 2022/3015
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Turizm Petrol Gıda Nakl. Taş. Tic. Ltd. Şti'ne aite vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacıya ait taşınmaza uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının gayri menkulü üzerine uygulanan haciz işleminin dayanağı olan … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin davacıya tebliğine dair dava dosyasında bilgi ve belge bulunmadığından 28/05/2019 tarihli ara kararıyla davalı idareden, dava konusu haciz işleminin dayanağı olan davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ne şekilde davacıya tebliğ edildiğinin açıklanarak ilan yolu ile tebliğ yapılmış ise ilanen tebliğ edilmeden önce posta yolu ile davacıya tebliğ edilmeye çalışılıp çalışılmadığının sorularak konuya ilişkin bütün bilgi ve belgelerin birer örneklerinin istenildiği,
söz konusu ara kararına istinaden davalı idarece gönderilen cevabi yazı ekinde, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 08/03/2013 tarihinde vergi dairesi dışında memur eliyle tebliğ edildiği belirtilerek söz konusu tebliğe ilişkin bilgisayar ekran çıktısı gönderilmiş olup söz konusu ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ evrakının teslim usulüne dair 102. maddesi uyarınca düzenlenmesi gereken ve tebliğ eden memur ile tebellüğ eden kişinin imzaları ile tebliğ tarihinin belirtildiği tebliğ mazbatasının gönderilmediği,
dolayısıyla söz konusu ödeme emrinin muhatabı olan davacıya yapılması gereken tebligatının ilgili Kanun maddelerinde belirtilen usule uygun olarak yapıldığının hukuken kabul edilebilecek belgelerle davalı idarece tevsik edilemediğinin anlaşıldığı, buna göre, amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin Vergi Usul Kanunu'nda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı,
davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği amme alacağının davacı nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, söz konusu kamu alacaklarının davacıdan tahsili amacıyla davacının taşınmazına uygulanan haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketin borcunu karşılayacak miktarda malvarlığı bulunmadığından kanuni temsilci sıfatıyla davacının şirket müdürü olduğu dönemler için ödeme emri düzenlendiği ve usul ve yasalara göre tebliğ edildiği, dolayısıyla yapılan haciz işleminin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/164, K. 2022/3015, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama