KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/2107 E., 2022/3818 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/2107
- Karar No
- 2022/3818
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davacı)
- … Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, bir kısım giderlerin mükerrer kaydedildiği, binek araca ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapıldığı ve bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/Şubat,Nisan-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin, mükerrer kaydedilen giderler ve binek araca ilişkin katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılattan kaynaklanan kısım yönünden ise;
idarece, davacı şirketin sodyum silikat üretiminde kullanmış olduğu hammadde miktarlarının %34 su, %33 kostik ve %33 silis kum olarak belirlenmek suretiyle randıman çalışması yapılarak ilgili dönemde üretilmesi gereken sodyum silikat miktarı tespit edilmişse de, imalatta kullanılan bütün girdilerin göz önüne alınarak üretilmesi gereken sodyum silikat miktarının hesaplanması gerekirken sadece su tüketiminden yola çıkılarak randıman hesaplaması yapıldığı, üretimde kullanılan silis kum ve sıvı kostik miktarlarının dikkate alınmadığı,
davacı şirket tarafından bir kısım satış hasılatının kayıt ve beyan dışı bırakıldığı sonucuna varılabilmesi için kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatın gerçeğe en yakın miktarının saptanmasının gerektiği, imalat randımanı araştırılarak böyle bir sonuca ulaşılabilmesi için işletmenin kapasitesi, kullanılan teknoloji ve tüm temel girdilerin gözönüne alınmasının zorunlu olduğu,
tüketilen su miktarı esas alınırken üretim için gerekli diğer temel girdiler ihmal edilerek bulunan randımanın, gerçeğe en yakın üretim miktarını ve hasılatı saptamaya olanak vermeyeceği, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak hazırlandığı sonucuna varılan vergi inceleme raporu ile üretimi yapılan sodyum silikatın bir kısmının belgesiz satılarak kurum kazancının hesabında dikkate alınmadığının tespit edildiğinden bahisle belgesiz satıldığı tespit edilen sodyum silikata ilişkin katma değer vergilerinin dönemler itibariyle hesaplanan katma değer vergisi tutarlarına eklenmesi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı
gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılattan kaynaklanan kısmının kaldırılmasına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddedilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/2107, K. 2022/3818, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama