KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4402 E., 2022/4930 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/4402
- Karar No
- 2022/4930
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnş. Taah. Maden İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu taşınmazların arsa sayılacak arazi vasfında olduğundan bahisle 2017 ila 2018 yılları için tahakkuk ettirilen arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2012, 2013 ve 2018 yılları için kesilen vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mevzuat hükümlerine göre, bir arazinin ilgili belediye tarafından parsellenmesi durumunda, arsa olarak vergilendirilmesinin yasa gereği olduğu, parsellenmemiş araziler yönünden ise belediye ve mücavir alanları içinde yer alanlardan imar planlarında iskan sahası olarak ayrılanların arsa sayılacağı, iskan sahası içinde yer almayanların ise ancak fiilen meskun halde bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması durumunda arsa sayılacağı, bununla beraber eğer parsellenmemiş arazinin,
meskun mahalde bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması durumunda dahi taşınmazda tarımsal faaliyet yürütülmekte ise arsa sayılmayacakları ve bu arazilerin zirai faaliyette kullanılıp kullanılmadığın yoklama ile tespit edilmesi gerektiği, olayda Mahkemelerinin 06/08/2019 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, taşınmazın mahiyeti hakkında … tarih ve E:… sayılı yazı ile Yapı Kontrol Müdürlüğü'nden görüş sorulduğu belirtilerek taşınmazın ve komşu parselinde yer alan taşınmaz fotoğraflarının,
dava dışı kişilere ait su aboneliklerine dair bilgisayar çıktılarının ve emlak beyan bilgilerine ait dökümlerinin cevaba eklendiği, ancak dava konusu taşınmaza ait arsa vergisi tahakkukundan önce davalı idarece iddia edildiği üzere, taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığı ve şirket arazisinin tarıma elverişsiz hale geldiği hususunda yapılmış bir yoklamanın bulunmadığının görüldüğü, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca yoklama yapılmadan tahakkuk ettirilen dava konusu ödeme emri içinde yer alan arsa vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarını korunmasına ait katkı payında hukuka uygunluk bulunmadığı;
vergi ziyaı cezası yönünden ise, Emlak Vergisi Kanunu'nda, 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu yerine verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsenerek 213 sayılı Kanun'un 341. maddesinin vergi ziyaı için aradığı ön koşul olan mükelleflere yüklenen vergi ile ilgili bir ödev niteliğindeki beyan esası kaldırıldığından ve sonrasında vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme de yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllarda yapılan vergilendirmeler için vergi ziyaı cezası kesilmesi olanağı bulunmadığından,
davacı şirket adına vergi ziyaı cezası kesilmesinde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmazın meskun mahalde kaldığı, yol ve su hizmetlerinden yararlandığı, mahkemece keşif yapılmış olsaydı ekim dikim faaliyetinin olmadığı ve arazi vasfını yitirdiğinin görüleceği, vergi ziyaı kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/4402, K. 2022/4930, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama