KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5140 E., 2022/4577 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/5140
- Karar No
- 2022/4577
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yangın Söndürme Teknolojileri İş Güvenlik ve İtfaiye Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine dayanılarak 2016 ilâ 2019 yıllarının muhtelif dönemleri için tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi, hesaplanan gecikme faizini ihtiva eden tahakkuk fişleri ile 2017 ila 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;.
Yapı Elemanları İnşaat Hırdavat Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, 2016-2017 yıllarına ait kurumlar vergisi ile katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği ve vergi beyanları ile yasal defter ve kayıtlarının uyumlu olduğu, gelirin gerçekliğinin ortaya konulması bakımından söz konusu faturalar karşılığı harcamaların gerçek olmadığı yönünde aksi bir tespitin bulunmadığı, fatura içeriği emtianın ise gerçekten alınıp alınmadığı hususunda karşıt inceleme, fiili ve kaydi envanterin yapılmadığı,
ilgili dönemde faaliyetinin olmadığı yönünde idarece yapılmış somut bir tespitin bulunmadığı, alış yaptığı firmalar hakkında sahte fatura düzenleme fiilinden dolayı vergi tekniği raporu düzenlenmesinin adı geçen şirketin sahte fatura düzenleyicisi olduğunu tek başına göstermeyeceği, yapılan yoklamalar ve iş yerinde çeşitli tarihlerde çalışan 6 kişinin beyanlarından iş yerinde gerçek bir ticari faaliyetin olduğunun anlaşıldığı,
davacıya ilgili dönemde eleştiri konusu yapılan faturaları düzenleyen şirket hakkında yapılmış hukuken itibar edilebilecek nitelikte somut tespitler olmaksızın, fatura düzenlenen dönem itibariyle davacının bu şirketten almış olduğu faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işlemleri ve vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mükelleflere, Kanunla tanınan iade ve indirim haklarından faydalanabilmeleri için çeşitli koşulları yerine getirmeleri gerektiği, davacı şirketin ilgili dönemlerde sahte fatura kullandığının tespit edildiği ve bu faturaların beyanlarından çıkarmasının istenildiği, söz konusu talebin adil bir vergilendirme için gerekli ve hakkaniyete uygun olduğu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/5140, K. 2022/4577, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama