KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/796 E., 2022/1410 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2022
- Esas No
- 2020/796
- Karar No
- 2022/1410
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü-...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İnş. Taah. Ltd. Şti.'ne ait 2010/Kasım,Aralık ve 2011/Ocak dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcının tahsili amacıyla, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... İnş. Taah. Ltd. Şti. adına yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalara ilişkin Mahkemelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararlarına kaşı yapılan istinaf başvuruları üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ....
Vergi Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla cezalı tarhiyatlar yönünden davaların ret ile sonuçlandığı, ilgili kararların bozulması istemiyle taraflarca temyiz başvurularında bulunulduğu, dosyaların halen temyiz incelemesinde olduğu, davalı idare tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi ...
Vergi Dava Dairesi'nin kararları uyarınca asıl borçlu şirket adına 2 nolu vergi ceza ihbarnamesi ve ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda vadesinde ödenmeyen borçların tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği olayda, ödeme emri ile ancak kesinleşen kamu alacağının tahsilinin sağlanabileceği gözönüne alındığında, ...
Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi tarafından verilen kararların temyiz incelemesinin devam etmesi nedeniyle takip edilen kamu alacaklarının kesinleşmediği açık olduğundan, asıl borçlu şirket nezdinde kesinleşmemiş borçlar için davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanını kabulüne, ödeme emrini iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kanuni temsilciler yönünden ödeme emri düzenlenebilmesinin, amme alacağının ödenebilir safhaya gelmiş olması yani usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş olması ve asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartlarına bağlı olduğu, davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalarda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararlar üzerine 2 nolu ihbarnamelerin ve amme alacağının şirketten tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, herhangi bir ödemede bulunulmadığı,
yapılan mal varlığı araştırması neticesinde de amme alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmadığı görülmüş olup, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının, ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ödeme emrine konu borcun 2010 yıllarına ilişkin kısmının zamanaşımına uğradığı, ihbarname ve eklerinin taraflarına tebliğ edilmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/796, K. 2022/1410, 12 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama