KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1115 E., 2022/5772 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/1115
- Karar No
- 2022/5772
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ile hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu, vergi inceleme raporları ve vergi suçu raporunun iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, yüksek miktarda cirolar beyan etmesine rağmen bu miktarda iş hacminin gerektirdiği ekipmana sahip olmaması, nakliye aracı ve deposunun bulunmaması, yüksek miktarlarda satışlar beyan edilmesine rağmen yapılan yoklamalarda beyanın haricinde herhangi bir ticari emtia ve faaliyetin tespit edilememesi,
aynı adreste başka mükellefin de faaliyette bulunduğu anlaşıldığından davacının dava konusu dönemde düzenlemiş olduğu belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; hazırlık işlemi niteliğinde olan vergi tekniği raporu ile bu rapordaki tespitler doğrultusunda düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi inceleme raporunun kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem mahiyetinde olmadığı,
dolayısıyla ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı görüldüğünden, dava konusu edilen bu kısmın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davada vergilendirme işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapılmadığı, davacının geri dönüşüm firması olarak hurda ticareti yaptığı, yapmış olduğu işin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/4-g maddesi hükmü gereğince katma değer vergisinden muaf olduğu, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda somut ve maddi hiçbir delile dayanılmadığı, raporlarda belirtilen miktarlarda ticareti yapmaya müsait gerekli ve yeterli malzeme veya personelinin olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, yapılan yoklamalarda iş yeri sahasında bir takım malzemelerin ve bir miktar emtianın da bulunduğunun yoklama fişi ile sabit olduğu,
nakliye işlemlerini genellikle malzeme aldığı veya satış yaptığı firmaların karşıladığı, mal sattığı firmaların kurumsal ve gerçek ticaretle iştigal eden kişiler olduğu, mal alış ve satışına ilişkin sevk ve irsaliye faturalarının bulunduğu, ödemelerin banka kanalı ile yapılmış olduğunun sabit olduğu, yapmış bulunduğu tüm alım ve satım işlemlerinin gerçek olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1115, K. 2022/5772, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama