KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1138 E., 2022/1301 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/1138
- Karar No
- 2022/1301
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı-... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Sınırlı Sorumlu ...Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin kamu borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...ve ...sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emri yönünden incelenmesinden; asıl borçlu Sınırlı Sorumlu ...Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine dair belgelerin vergi dairesi arşivinde meydana gelen su baskını sonucunda imha edildiğinin anlaşıldığı; bu haliyle, asıl borçlu kooperatif adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve alacağın kesinleştiği hususu ortaya konulamadığından, davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...ana takip numaralı ödeme emrinde hukuka uyarlılık görülmemiştir.
Dava konusu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emri yönünden incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergilerin 2009/1,2,3,5 ve 6 dönemlerine ait olduğu, idare savunması ve eklerinde yer alan Ticaret Sicil Gazetelerine göre davacının ilgili dönemlerde kooperatif yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ve temsil ve ilzama yetkili olduğu, amme alacağının kooperatif nezdinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava konusu edilmediği ve asıl borçlu kooperatif hakkında mal varlığı araştırması yapılmasına rağmen herhangi bir menkul/gayrimenkul mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı anlaşıldığından,
asıl borçlu kooperatiften tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla dava konusu edilen dönemler itibariyle kooperatif yönetim kurulu üyesi olan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir diyerek davanın kısmen iptaline kısmen reddine, dava konusu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin iptaline, ...tarih ve ...takip numralı ödeme emri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrine konu yargı harçlarının Danıştay 3. Dairesinin 27/1/2014 ve 24/3/2014 tarihinde verilen kararları ile hükmedilen karar harçları olduğu, dolayısıyla bu borçların anılan Danıştay Dairesinin karar tarihi itibariyle doğduğu, davacının ise 6/7/2009 tarihinde adı geçen kooperatifin kanuni temsilciliğinden ayrıldığı dikkate alındığında, davacının söz konusu yargı harçlarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış olup; anılan harçların tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından davacının istinaf başvurusunu kabul edip Mahkeme kararını bu kısım yönünden kaldırarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Verginin doğduğu dönemde sorumlu olan davacının hakkında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1138, K. 2022/1301, 11 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama