KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1195 E., 2022/5388 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/1195
- Karar No
- 2022/5388
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … 'in sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle 2013 yılı kurumlar vergisi, 2013/Temmuz-Eylül, 2013/Ekim-Aralık dönemleri geçici vergi ile 2013/Ağustos-Aralık dönemleri katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda; davacı tarafından, vergi müfettişince alınan ifadesinde, … isimli birini tanımadığı, kendisiyle herhangi bir münasebeti ve ticari ilişkisinin bulunmadığı, kendisinden herhangi bir vekalet almadığı ve … adına vekaleten herhangi bir ticari ya da özel belgeye imza atmadığı iddia edilmiş ise de;
… 'in, Fatih Polis Merkezinde alınan ifadesinde, Konya'da bir işletme açmadığını ve bu işletme ile ilgili bilgisinin olmadığını, Konya'ya gezmeye geldiği esnasında … isimli şahıs aracılığıyla tanıştığı davacı … 'in kendisine yeni kimlikler çıkarıp çeşitli bankalara götürerek hesap açtırdığını ve Konya ...
Noterliği'ne götürerek bir takım evraklar imzalattırdığını beyan ederek davacı … ve … isimli şahıs hakkında şikayetçi olduğu, … isimli şahsın da alınan ifadesinde aynı doğrultuda ifade ve beyanlarda bulunduğu, …'in, davacı ve aracı şahıs …'ya noter aracılığı ile vekalet verdiğinin sabit olduğu,
… adına kayıtlı işyerinin mülk sahibinin, kira kontratındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kira kontratının sahte olduğunu ve … adında birini tanımadığını ifade ettiği, işyerine ait deponun mülk sahibinin ise kira kontratındaki imzanın kendisine ait olmadığını, bu dönemde burayı davacıya kiraladığını ifade ederek davacı ile aralarında yapılan kira sözleşmesini ibraz ettiği, işyerinde yapılan yoklamalarda, yoklama fişlerinin …'e vekaleten davacı tarafından imzalandığı, … adına düzenlenen çeklerde davacının imzasının bulunduğu hususları bir arada değerlendirilerek,
davacı tarafından, … adına paravan bir mükellefiyet kurulduğu ve davacının, asıl mükellef …'in komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğini hukuken ortaya koyar nitelikte tespit ve deliller olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
…'den sadece şirketin işlerini takip etmek için vekalet alındığı, vekalete istinaden sadece şirkete ilişkin bazı yasal işlemler yapıldığı, ancak, yapılan işlemler içerisinde fatura kesilmesi veya faturaya imza atılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Mahkemece, faturalardaki imzanın davacıya ait olup olmadığı yolunda bir inceleme yapılmadığı, kira kontratında imzaları bulunmadığı, davacı tarafından, … adına kiralanmış bir iş yeri ya da depo bulunmadığı, sunulan kira kontratının önceki döneme ait olduğu,
iştirak suçunun, vergi cezası yönünden nasıl oluşacağı ve hangi durumlarda ne tür bir iştirakten söz edileceğinin Vergi Usul Kanunu'nda yer almadığı, bu hususun ise hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, yoklama fişlerine imza atılmış olmasının suça iştirak edildiğine kanıt olmayacağı, ortada, somut bir tespit bulunmadığı ve varsayımla iştirakin varlığına ulaşıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1195, K. 2022/5388, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama