KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1275 E., 2022/5414 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/1275
- Karar No
- 2022/5414
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Madeni Yağ San. ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Vakfı'na ödenen işveren paylarının ücret niteliği olduğu yolunda vergi inceleme raporuna dayanak söz konusu paylar üzerinden 2013/Ocak-Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda,.
Vakfı'nın kurulduğu 1967 yılından vergi incelemesinin yapıldığı 2015 yılına kadar vergi idaresinin, davacı tarafından vakfa ödenen işveren katkı paylarının vergilendirilmesine ilişkin davacı nezdinde bir girişiminin veya emsal bir uygulamasının bulunmadığı, davacı tarafından uzun yıllar boyunca yapılan katkı payı ödemelerinin vergilendirilmediği, somut olay bağlamında menfaatin elde edildiği zamana ilişkin kanun hükmünün açık ve net olmadığı, var olan hükümden işveren katkı paylarından tevkifat yapılması gerektiğinin net olarak anlaşılamadığı ve bu hususun yargı kararlarından da anlaşıldığı,
dava konusu vergilendirme dönemlerinde söz konusu katkı payı ödemelerinin ücret kapsamında değerlendirilerek vergilendirileceğinin davacı tarafından düşünülemeyeceği, bu ödemelerin vergiye tabi olacağını öngörmesini davacıdan beklemeyeceği, dava konusu vergilendirme işleminin, Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan verginin kanuniliği ilkesi gereği olması gereken öngörülebilir kanuni dayanağının, ilişkin olduğu vergilendirme dönemleri itibariyle bulunmadığı,
hukuki öngörülebilirliğin mevcut olmadığı dönemlere ilişkin işlemlerle ilgili vergilendirme yapılmasının, Anayasa'da düzenlenen verginin kanuniliği ve yine Anayasa'yla düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin korunması ilkesine aykırı olacağı ve davacının Anayasayla teminat altına alınan mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğuracağı açık olduğundan, dava konusu tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği,
nitekim, aynı nedene dayalı olarak başka bir banka adına yapılan gelir stopaj vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarıyla ilgili olarak bireysel başvuru yoluna gidilmesi neticesinde Anayasa Mahkemesi'nce … tarihli ve … sayılı bireysel başvuru kararında mülkiyet hakkının ihlaline hükmedildiği yukarıdaki gerekçelerle, bireysel başvuru neticesinde verilen karar sadece başvurucu bakımından sonuç doğurmakla birlikte işbu dava konusu tarhiyatta da aynı şartların mevcut olduğunun da (hukuki öngörülebilirliğin ilgili vergilendirme dönemleri itibariyle mevcut olmaması) kuşkusuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,
dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma dilekçesinde ileri sürülen iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1275, K. 2022/5414, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama