KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1633 E., 2023/1078 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas No
- 2021/1633
- Karar No
- 2023/1078
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iadesine hükmedilen 2009/Mart dönemine ait damga vergisi için 5.977.240,76-TL tutarında faiz ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve E… sayılı işlemin iptali ile 5.410.467,33-TL faizin ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ekonomilerde değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değer olduğu, faizin ise, Anayasa Mahkemesi'nin 10/02/2011 tarihli ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ekonomik açıdan paranın fiyatı olduğu,
herhangi bir kişinin kendisine ait olmayan parayı belirli süre kullanmasının, asıl para sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğuracağı gibi, enflasyona maruz kalan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranında yitirmesine de neden olacağından, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen bu kişiye haksız kullanım karşılığında faiz ödenmesi gerektiği; uyuşmazlıkta, 27/04/2009 tarihinde ödenen 5.977.240,76-TL'nin idarece iade edildiği 16/05/2019 tarihine kadar geçen süredeki yasal faizinin 5.410.467,33-TL olduğu belirtilip ödenmesi talebiyle dava açıldığı,
yapılan hesaplamada da isteme konu tarihler arasında işleyen yasal faiz tutarının davacının istemiyle aynı olduğu görüldüğünden, talep edilen tutar üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, 5.410.467,33-TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesine göre, mükelleflere faiz ödenmesinin ancak tereddüt edilmeyen açık ve mutlak bir vergi hatasından dolayı düzeltme fişi ile iade edilen vergiler için mümkün olduğu, idarenin, yargı kararına göre iadesi gereken vergi ve cezalar ile diğer amme alacaklarını muhataba ödenmesi konusundaki tek sorumluluğunun ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde düzenlendiği ve bu sorumluluğun kararın idareye tebliğinden itibaren en fazla otuz gün içinde gereğinin ifa edilmemesi halinde doğduğu;
olayda, davacı şirketin damga vergisi beyannamesini bir zorlama olmadan kendi iradesi ile ihtirazı kayıtla verdiği ve beyanname üzerine tahakkuk eden vergiyi de cebr-i icra olmadan kendi iradesiyle ödediği, mağduriyetinin bulunmadığı, ayrıca verginin iadesine ilişkin davada davacı tarafça faiz talebinde bulunulmadığı gibi mahkeme kararında da faize hükmedilmediği, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı Danıştay 9. Dairesinin 30/01/2020 tarih ve E:2019/1957, K:2020/246 sayılı kararı ile onanmış, davalı idarenin karar düzeltme talebi ise Danıştay 9. Dairesinin 03/11/2020 tarih ve E:2020/3612, K:2020/4787 sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/1633, K. 2023/1078, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama