KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2123 E., 2023/1680 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2021/2123
- Karar No
- 2023/1680
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Hizmetleri Ticaret San. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı cezalı tarhiyatın ait olduğu dönemlerde borçlu şirketin kanuni temsilcisi olsa da, dava konusu vergi ve cezaların 2013 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin yazının gereğinin yerine getirilmemesi fiilinden kaynaklandığı, söz konusu vergisel ödevin yerine getirilmemesi sorumluğunun ise defter ve belgelerin ibrazının istenildiği tarihte kanuni temsilci olan kişiye ait olduğu,
davacının da defter ve belge ibrazının istenildiği tarih itibariyle kanuni temsilci olmaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kendisine atfedilecek herhangi bir kusurlu sorumluluk hali bulunmadığı anlaşıldığından,
defter ve belge ibraz görevinin yerine getirilmediği gerekçesiyle 2013/Ocak dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezası ile 2013/Ocak ilâ Aralık, 2014/Şubat ve Nisan dönemleri için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinden kaynaklanan ve şirket malvarlığından tahsil edilemeyen amme alacağının, kanuni temsilci olduğundan bahisle davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Şirket hisseleri ve temsil görevi devredilmekle, kanuni temsilci olunan döneme ait amme alacaklarına ilişkin sorumluluğun sona ereceğine yönelik yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin şirket borçlarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2123, K. 2023/1680, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama