KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2300 E., 2021/5061 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/2300
- Karar No
- 2021/5061
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) …Madeni Yağ Pet. Ürün. Nak. Paz. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kullandığı bir kısım faturaların sahte olduğu ve salınan özel tüketim vergisi üzerinden katma değer vergisi hesaplanması gerektiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010/Ocak-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle; sahte fatura kullanımı yönünden üç kat, özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan katma değer vergisi yönünden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesi tarafından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmı yönünden verilen bozma kararına uyan Vergi Mahkemesince; davacının vergi ziyaına sebep olan eyleminin tekerrür hâli kabul edilebilmesi için ikinci eylemin, ilk eylem için kesilen cezanın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren, vergi ziyaı suçunda beş yıl içinde işlenmiş olması gerektiği, olayda ise tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının 10/01/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, tekerrüre ilişkin kısmın kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Danıştay Dokuzuncu Dairesince, temyiz isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi sonrasında, Mahkemece bozma ilamına uyularak bozulan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de davanın tamamı hakkında kabul kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN İDDİALARI
Vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasının mevzuata uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davalı tarafından ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi, davacı tarafından ileri sürülen iddialar ise kararın kesinleşen kısmına yönelik olduğundan, davacı temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Vergi mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları vergi mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenebileceğinden ve olayda, Vergi Mahkemesince bozma kararına uyularak karar verildiği anlaşıldığından, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/3. maddesinde, kararların kısmen onanması, kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararlarında belirtileceği ifade edilmiştir.
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2016/9928, K:2019/5933 sayılı kararıyla Vergi Mahkemesi kararının re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile sahte fatura kullanımı yönünden üç kat, özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanan katma değer vergisi yönünden bir kat kesilen vergi ziyaı ceza ilişkin hüküm fıkrasının onandığı ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de reddedildiği görüldüğünden, kesinleşen bu kısım hakkında davacının temyiz iddialarının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/2300, K. 2021/5061, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama