KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3239 E., 2022/6309 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2022
- Esas No
- 2021/3239
- Karar No
- 2022/6309
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen; 2015 yılı gelir vergisi, 2015/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi ile 2015 yılı gelir vergisi ve 2015/Temmuz-Eylül geçici vergi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat, diğer dönemler için ise bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ait taşınmazların bir kısmının satılması sonucu elde edilen kazancın ticari kazanç olarak değerlendirilebilmesi için, birden çok satışın yapılmasının yeterli olmadığı,
emek ve sermaye faktörlerini içeren ve kar amacı gütmeye yönelik ticari işletme şeklinde ticari bir organizasyonun bulunması ve taşınmazların iktisabında ve satımında devamlılık bulunması gerektiği, davacıya veraseten intikal eden ve iktisabında ticari amaç bulunmayan arsa üzerine inşa edilen binadan iki adet dairenin satışı suretiyle nakde çevrilme şeklindeki bu dönüşümün ve bir adet arsanın satımının ticari faaliyet olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı gibi davacının birden fazla takvim yılında da ticari faaliyet düzeyinde alım ve satımının tespit edilmediği,
tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği, geçici vergi aslı yönünden; ihbarnamelerde geçici vergi aslının mahsup dönemi gectiğinden tahakkuk ettirilmeyeceğinin belirtilmesi karşısında geçici vergi asılları hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise;
davacı tarafından 2015 yılı içerisinde yapılan gayrimenkul teslimlerinin ticari faaliyet kapsamında olmadığı görüldüğünden, fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 2015 yılında birden fazla sayıda ve çeşitte gayrimenkul alım satımında bulunduğu, söz konusu işlemlerin doğrudan gayrimenkul alım ve satımı olduğu gibi, kat karşılığı olarak müteahhitlerden alınan gayrimenkullerin birden fazla kişiye satılması işlemlerinin de olduğunun tespit edildiği, davacının kazanç sağlama hedefinin bulunduğu, söz konusu işlemlerden elde edilen gelirin ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3239, K. 2022/6309, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama