KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3456 E., 2022/3482 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/3456
- Karar No
- 2022/3482
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, taşınmaz satışları nedeniyle elde ettiği gelirin ticari kazanç olduğundan bahisle re'sen tesis edilen mükellefiyet kaydına ilişkin ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen 2018/Ocak, Şubat dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası, hesaplanan gecikme faizi, damga vergileri ile süresi içerisinde beyanname verilmediğinden dolayı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; katma değer vergisi ve ferileri ile aynı döneme ilişkin kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden. 3065 sayılı Kanun'un 29. maddesinde indirim konusu yapılacak katma değer vergileri için, 34. madde kapsamında söz konusu vergilerin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartı getirildiği,
satışı yapılan taşınmazlara ait yüklenilen katma değer vergisine ilişkin alım bedellerinin ve giderlerin yasal defterlere kaydedilmediğinin anlaşıldığından yapılacak matrah hesabında yüklenilen katma değer vergisinin dikkate alınamayacağı ve davacı tarafından ihtirazi kayıt ile verilen dava konusu dönemlere ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinde, davacının ihtirazi kaydının mükellefiyete ilişkin olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, ihtirazi kayıt ile verilen beyannamelere istinaden tahakkuk ettirilen katma değer vergileri ve ferileri ile aynı dönemlere ilişkin kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık görülmediği,
beyannamelerin süresi içinde verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezaları bakımından; davacı adına mükellefiyet tesisi, geçmişe dönük olarak yapıldığından, henüz mükellef olmadığı dönemlere ilişkin olarak beyanname vermesinin mümkün olamayacağı, geçmişe dönük olarak ilgili dönem beyannamelerini süresi içinde verme olanağı bulunmayan davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına, kalan kısımlar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 2014 ila 2018 yılları arasında yapmış olduğu gayrimenkul satışlarının ticari satış kapsamında yapıldığının tespit edilmesi sebebiyle idarece tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3456, K. 2022/3482, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama