KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/3947 E., 2022/4571 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/3947
- Karar No
- 2022/4571
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …Telefon Bilgisayar İnş. Reklam Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı; 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; takdir komisyonu kararına dayanak olan vergi tekniği raporunda yazılı tespitlerin değerlendirilmesi sonucu tarhiyata konu faturaların sahte oldukları sonucuna varıldığından dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi asılları üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı;
geçici verginin yıl sonunda tarh edilecek gelir vergisine mahsuben alınan peşin bir vergi olması ve beyan edilme şekli dikkate alındığında geçici vergi nedeniyle kesilen cezanın üç kat değil, bir kat olması gerektiği ve Danıştayın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olması nedeniyle geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının vergi aslının bir katını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; davacı şirketin 2015/Ağustos dönemine ilişkin pişmanlık beyanına ilişkin ihbarnamenin 09/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü,
2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden 2017 yılından başlamak üzere beş yıl içinde tekrar vergi ziyaı cezası kesilmesi durumunda tekerrüre esas olabileceğinden vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uyarınca arttırılan kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı;
geçici vergi aslının Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer verildiğinin belirtilmesi karşısında, davanın açıldığı tarihte geçici vergi aslı ile ilgili olarak ortada dava konusu olabilecek geçici vergi aslı bulunmadığından, uyuşmazlığın bu kısımları yönünden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen
karar verilmesine yer olmadığına, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezanın bir katı aşan kısmı ile bu kısma uygulanan tekerrür hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirketin sahte fatura düzenlediğinin sabit olduğu, üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/3947, K. 2022/4571, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama