KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/544 E., 2022/5132 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/544
- Karar No
- 2022/5132
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … İnşaat Sanayi Ticaret ve Turizm Anonim Şirketİnin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece düzenlenen tespit ve karar tutanağında, asıl amme borçlusu şirketin borcu karşılayacak mal varlığı bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi sonrasında amme alacağının şirketten tahsiline ilişkin üst hakkına sahip olduğu alışveriş merkezindeki kiracılar adına davalı tarafından 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca haciz bildirisi düzenlenerek kiranın ödenilmesinin istenildiği ve kiracılardan 145.461,34-TL tahsilat yapıldığı dikkate alındığında,
asıl amme borçlusu şirket nezdindeki takibin tamamlanmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl amme borçlusu şirketin sahip olduğu alışveriş merkezi üzerindeki üst hakkının işletmesinin, kiralama, bakım, onarım işleri dahil kiralamadan doğan hak ve vecibelerin başka bir şirkete devredildiği, bu devre ilişkin sözleşmenin hükümsüz olduğuna dair adli yargıda dava açıldığına ve bu sözleşmenin hükümsüz sayıldığına ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgi veya belgenin sunulamadığı, şirketlerin birleşmesi veya bir şirketin diğer bir şirket tarafından devralınması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı,
asıl amme borçlusu şirketin vergi borcunun tahsili amacıyla alışveriş merkezindeki kiracılara gönderilen haciz bildirilerine karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına ya da davanın kabulüne karar verildiği, yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair karara yöneltilen itirazın da kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verildiği,
kiracılar tarafından yapılan 145.461,34-TL ödemenin asıl amme borçlusu şirketin vergi borcuna mahsup edilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabul edildiği dikkate alındığında, asıl amme borçlusu nezdinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacağının tahsil edilemeyeceği de anlaşıldığından, ödeme emrinin iptali yönünde verilen vergi mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amme borçlusu takip edilmeden kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, asıl amme borçlusu şirket tarafından mal beyanında bulunulduğu, şirketin iki taşınmaz üzerinde üst hakkı bulunduğu, bu iki taşınmaz hakkında davalı idarece herhangi bir işlem yapılmadığı, anılan şirket hakkında takip yollarının tüketilmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/544, K. 2022/5132, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama