KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/701 E., 2022/3811 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2022
- Esas No
- 2021/701
- Karar No
- 2022/3811
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Mühendislik Mimarlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015,2016 ve 2017 yıllarına ilişkin re'sen tarh edilen %25 vergi ziyaı cezalı tapu harçlarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu tarhiyata esas alınan vergi inceleme raporunda, tarhiyatın sebebi olarak.
Vakfı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda yer alan tespitlerin gösterildiği, uyuşmazlığın çözümü için davalı idareden anılan Vakıf hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporu, satışı gerçekleştirilen taşınmazlara ilişkin düzenlenen ekspertiz raporları ile şirketin 2015 - 2017 yıllarına ait Bs formlarının ve dava konusu gayrimenkullerin gerçek alım satım bedelinin belirlenmesine yönelik her türlü bilgi ve belgenin gönderilmesinin istenildiği, anılan ara karara istinaden Vakıf hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporu ile davacı şirketin ilgili dönem Bs formlarının sunulduğu,
ancak alıcılar tarafından kullanılan kredilere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporlarının gönderilmediği ve taşınmazların gerçek alım satım bedelinin belirlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiğininin bildirildiği; anılan Vakıf hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda, Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi,.
Ada, … parselde kayıtlı arsa için davacı şirket ile Vakıf arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, anılan parsel için ortalama brüt m²'lerin hesaplandığı, 2015-2017 yıllarında davacı şirket tarafından satılan konut bedellerinin Vakıf tarafından gerçekleştirilen konut satışı tutarlarından ortalama %32,80 düşük olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği;olayda, ilgili yıllarda satışa sunulan gayrimenkullerin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak Vakfa ait arsa üzerinde inşa edildiği, inşa edilen gayrimenkullerden bir kısmının Vakfa teslim edildiği, bir kısmının ise davacı şirket tarafından satıldığının anlaşıldığı,
konum ve mevki itibarıyla birbirinden farklı olan bağımsız bölümlerin rayiç değerlerinin aynı olduğunu söylemenin iktisadi ve ticari icaplara uygun olmadığı,ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamakla görevli bulunan davalı idare tarafından, Vakıf hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporu dışında satışı yapılan taşınmazların davacının gösterdiği satış bedelinden daha yüksek bedelle satıldığına dair başkaca herhangi bir somut tespit ve belge ortaya konulmadığı,yine davacı şirketin 2015-2017 yıllarına ait Bs form bilgilerinde, gerek her bir taşınmazın satış tutarı, gerekse toplam satış tutarlarının,
davacı şirket tarafından tapu devri sırasında bildirilen tutarlar ile örtüştüğünün görüldüğü, bu durumda, sadece Vakıf tarafından satışı gerçekleştirilen taşınmazların satış bedeli esas alınmak ve bu tutarın gayrimenkullerin gerçek değerine isabet ettiği sonucuna varılmak suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Kaldırılması istenilen mahkeme kararının hukuka uygun bulunduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Arsa sahibi Vakıf hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda yer alan tespitler dikkate alınarak davacı adına dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun düzenlendiği,mevzuat kapsamında yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/701, K. 2022/3811, 12 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama