KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/813 E., 2022/5507 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/813
- Karar No
- 2022/5507
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, …'ın sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344/2. maddesi uyarınca 2016 yılının muhtelif dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile davacı hakkında iştirak fiili nedeniyle düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, …'ın gerçek manada ticari faaliyetinin olmadığı, sahte fatura ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği, … numaralı irsaliyeli faturaların 21/12/2016 tarihinde, ...
Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden … tarafından alındığı ve bankadan para çekme işlemlerinin genelde anılan vekaletnameye istinaden Tekin Sarı tarafından yapıldığı anlaşılmakla birlikte, davacının sahte belge düzenleme fiilinin faili olduğu yönünde somut bir tespit bulunmadığı, davacının vekaletname ile bankadan para çekmesinin suça iştirakin delili olarak gösterildiği,
bu bakış açısıyla vekaletname verilen her tahsil memurunun iştirakçi addedilebileceği, yapılan karşıt incelemelerde firma yetkililerinin de davacının pazarlama elemanı olarak hareket ettiğini beyan ettikleri, yükümlüden alınan vekaletname ile işleri yürüten davacı çalışanı arasında iş ilişkisi olmasının, davacının iştirakten dolayı sorumlu tutulması için tek başına yeterli olmadığı gibi, sahte belgelerin doğrudan davacı tarafından düzenlendiği yolunda herhangi somut tespit bulunmadığının anlaşılması karşısında eksik incelemeye dayanılarak kesildiği sonucuna varılan dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle,
davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
… hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının, sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinin tespit edildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2021/813, K. 2022/5507, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama