KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1474 E., 2024/882 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/1474
- Karar No
- 2024/882
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2-(DAVACI) ... San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2014 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu belgesiz madeni yağ aldığının tespit edildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9/2. maddesi uyarınca re’sen tarh edilen 2019/Mayıs dönemine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
Mahkemelerince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2014 yılı defter ve belgeleri ile alış, satış faturaları üzerinde yeniden envanter çalışması yapılması sonucu 84.043 kg belgesiz alışının olduğunun tespit edildiği ve sorumlu sıfatıyla 76.830-TL katma değer vergisinin hesaplanması gerektiğinin belirtildiği, içerdiği bilgiler ve açıklamalar bakımından Mahkemelerince hükme esas alınmasında yeterli bulunan bilirkişi raporu ile tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporuda aynı sonuç elde edildiği,
davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, belgesiz alışlara ilişkin tespitler nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle tarh edilen katma değer vergisini kusurlandırıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu katma değer vergisi tarhiyatı ile kesilen bir vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmına ilişkin olarak ise; tekerrüre esas alınan, 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisine bağlı olarak kesilen vergi zıyaı cezasına dair ihbarnamenin 17/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği,
30 günlük dava açma süresinden sonra 2014 yılında kesinleştiği anlaşıldığından, 2014 dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kesmen reddine, kısmen kabulüne, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
İnceleme elemanı tarafından defter ve belgeler üzerinde yapılan incele dışında bir inceleme yapılmadığı, vergi inceleme raporu ile bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenimektedir.
DAVALININ İDDİALARI
213 sayılı Kanun'un 339. maddesi uyarınca dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1474, K. 2024/882, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama