KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1515 E., 2024/1529 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas No
- 2022/1515
- Karar No
- 2024/1529
- Temyiz eden (davacı)
- ... Mobilya Tarım Nakliye ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Mal Müdürlüğü - ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2014/Ocak, Nisan-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporundaki tespitlerde, davacı şirketin mali müşaviri ile kanuni temsilcisinin inceleme elemanınca tespit edilen stok farkının geçmiş dönem belgesiz satışlarından kaynaklandığını ifade ettiği hususu göz önüne alındığında, ticari şirketlerin sürekliliği ve devamlılığından hareketle şirket aleyhine iş ve işlem yapmayacağı açık olan kanuni temsilcinin ifadesine itibar edilmesinin gerektiği,
öte yandan stok noksanının belgesiz satış dışında bir nedene dayandığına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi gereğince davacıya ait olan ispat yüküne yönelik ilgili bilgi ve belgelerin sunulmadığı gibi stok noksanın davacı kurum tarafından "197 Sayım ve Tesellüm Noksanları" hesabında izlenmeye devam edildiği, şirketin mali müşaviri ve aynı zamanda vekaleten yetkilisi tarafından verilen ifadede, incelemede tespit edilen farklara yönelik olarak,
söz konusu stok farkının geçmiş dönem belgesiz satışlardan kaynaklandığına ilişkin ifadesi, nitekim benzer ifadelerin daha önce yapılan başka bir inceleme neticesinde eski şirket temsilcisi tarafından da verildiği hususları göz önüne alındığında, davacı tarafından kayıtdışı bırakılan tutarın satış hasılatı olarak kabul edilmesinde ve bu şekilde belirlenen stok farkına/maliyetine davacı şirket yetkilisinin her bir ürüne ayrı ayrı beyan ettiği karlılık oranı uygulanmak suretiyle belirlenen kayıtdışı hasılatın,
2012 ila 2016 dönemi toplam net satışları içindeki oranı esas alınarak tespit edilen matrah farkı üzerinden hesaplanan dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu cezalı tarhiyata ilişkin vergi ve ceza ihbarnameleri- nin usule aykırı olarak tebliğ edildiği, vergi inceleme raporunun hazırlanması sırasında şirket defterlerinin incelenmediği, yani stok noksanı ile ilgili rakamın vergi müfettişleri tarafından kontrol edilmediği, stok noksanının tamamının satışlardan dolayı olduğu kabul edilse dahi satış tarihlerini tespit etmeden katma değer vergisi tahakkuk edilmesinin mümkün olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1515, K. 2024/1529, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama