KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1787 E., 2023/4572 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/1787
- Karar No
- 2023/4572
- Temyiz eden (davacı)
- ... Tarım Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği (... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu uyarınca yıllık gayrisafi hasılatının %1 tutarında tahakkuk ettirilmesi gereken idare payının, jeotermal suyun ısısını artırmada kullanılan kömür maliyetinin (1.669.231,28-TL) 01/01/2020 - 31/12/2020 tarihleri arasında elde edilen gayri safi hasılattan düşülerek hesaplanması istemiyle yaptığı 30/03/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 1. fıkrası ve 8. fıkrası hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle davacı şirkete ait banka
teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin Konya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsat ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Konya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Strateji ve Koordinasyon Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, idare payı matrahının, gayri safi hasılat olması sebebi ile bu hasılatın elde edilmesi için katlanılan maliyetlerin, idare payı matrahına dahil olduğu, jeotermal kaynak suyunun kullanılması sebebiyle oluşan hasılatın ne kadarlık kısmının kullanılan kömür nedeniyle oluştuğunun tespit edilemeyeceği, diğer taraftan idarenin suyun sıcaklığının 60 dereceye çıkartılmasına ilişkin bir sorumluluğunun olmadığı, sorumluluğun jeotermal kaynak suyunun sunulmasından kaynaklandığı, bu sorumluluğun da yerine getirildiği,
45 derece altı su sıcaklığı için sözleşme ve ruhsata aykırılıktan kaynaklanan sorumluluğun idare payının konusuna girmeyeceği, akışkanın fiilen kullanıldığı tesisten (serada) elde edilen cironun oluşumunda katkısı tespit edilemeyen kömür maliyetinin, ciroyu elde etmek için katlanılan maliyet olduğu kaynağın kullanımından elde edilen gayri safi hasılata dahil olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, kömür maliyetinin idare payı hesabına dahil edilmemesi yönündeki istemin reddine ilişkin dava konusu zımnen ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı,
diğer yandan 5686 sayılı Kanun'da, söz konusu idare payının Haziran ayının sonuna kadar idareye ödeneceği ve belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde teminatın irat olarak kaydedileceğinin düzenlendiği, olayda idare payının davacı tarafından 06/07/2021 tarihinde süresinden sonra ödendiği, idare payının belirtilen sürede ödenmemesi halinde teminatın irat kaydedileceğine ilişkin açık düzenleme karşısında davacı şirket tarafından verilen teminatın nakde çevrilerek davalı idarenin hesabına gelir kaydedilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İdare payı ve gayri safi hasılatın, yalnızca jeotermal kaynaktan elde edilen gelir üzerinden hesaplaması, su sıcaklığını arttırmak için kullanılan kömürden kaynaklanan gelirin hesaba dahil edilmemesi gerektiği, kullanılan kömürün maliyetinin belirli olduğu, bilirkişi incelemesinin yaptırılması gerektiği, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/1787, K. 2023/4572, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama