KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2112 E., 2024/595 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/2112
- Karar No
- 2024/595
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bankası A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı bankanın iştiraki olan varlık kiralama şirketi tarafından ... Sistemleri Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.'ne ihraç edilen kira sertifikalarının satın alınması suretiyle kullandırılan fonun karşılığının ödenmemesi üzerine teminat olarak gösterilen taşınmazların, davacı tarafça alacağa mahsuben devralınması nedeniyle ihtirazi kayıtla ödenen 4.760.663,96-TL tapu harcının tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı katılım bankasının iştiraki varlık kiralama şirketi tarafından adına tahsisli olarak sahipliğe dayalı kira sertifikaları ihracında, ihraç edilen sertifikaların tamamını satın alması ve meydana gelen temerrüt nedeniyle, kaynak şirket tarafından varlık kiralama şirketine devredilen taşınmazları, alacaklarına mahsuben satın alması işleminin, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 123. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenlemeyle birlikte değerlendirildiğinde, 3. fıkrada bahsi geçen "bankalarca kullandırılacak kredilere,
bunların teminatlarına ve geri ödenmelerine ilişkin işlemlerden" kaynaklanan istisna kapsamındaki işlemlerden olmadığı sonucuna varıldığından, söz konusu satış işlemi nedeniyle idarece tapu harcı tahsil edilmesi işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının tapu harcına ilişkin kısmına yönelik istinaf istemi yönünden; davacı banka tarafından 03/02/2021 tarihinde dosyaya ibraz edilen beyan dilekçesinde; alış ve satışa ait olan toplam 4.760.663,96-TL tutarındaki tapu harcının 08/06/2021 tarihinde iade edilmiş olması nedeniyle, konusu kalmayan davanın bu kısmı açısından konusu kalmadığının bu kısma ilişkin istinaf işlemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, faiz ile ilgili hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince;
uyuşmazlıkta, davacı bankadan hukuka aykırı olarak damga vergisi tahsil edilmesinin, davacının Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurduğundan, davacı açısından söz konusu tutarın getirisinden mahrum kalınması yanında en az bu tutar kadar mali yük altına gireceği, ayrıca Hazine açısından da, iadede meydana gelebilecek gecikmenin faiz yükünü artıracağı dikkate alındığında, ortada telafisi güç zararın da söz konusu olduğu sonucuna varılmakla, taleple bağlı kalınarak,
tapu harcının ihtirazi kayıtla ödendiği tarihten iade edildiği tarihe kadar geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kısım bakımından, istinaf isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, tapu harcının tahsil tarihinden davacıya iadesinin yapıldığı tarihe kadar olan süre için hesaplanacak tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı ile karşı taraf arasında muafiyet kapsamına girebilecek türde kredi kulandırma durumu bulunmadığı, tapu devrinin ikincil bir işlem olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/2112, K. 2024/595, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama