KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/216 E., 2023/702 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Esas No
- 2022/216
- Karar No
- 2023/702
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı-...
- Vekili
- Av…
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- (DAVACI) ... Turizm Yatırımları İnşaat ve Dış Ticaret A. Ş. VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: ... İli, … İlçesi, … ada, … no'lu parselde kayıtlı taşınmaz da, yap-işlet-devret modeli ile davacı tarafça inşaa edilecek binalar için davacı şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca tesis edilen intifa hakkına istinaden, emlak (bina) vergisi ile fer'ilerinin davacıdan tahsiline ilişkin olarak tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Emlak Vergisi Kanunu ile Vergi Usul Kanunu hükümlerinin birlikte incelenmesinden, yeni bir binanın inşa edilmesi halinde bu durumun mükelleflerince ilgili belediyelere bildirileceği, bildirim üzerine, verildiği tarihe uygun olarak tarh edilen vergilerin aynı anda tahakkuk edeceği, mükelleflerce bildirim verilmemesi durumunda verginin idarece re'sen tarh edilerek 213 sayılı Kanunun 35. maddesinde yer verilen unsurları ihtiva eden bir ihbarname ile bildirileceği, aynı şekilde kesilen cezaların da 366. maddesine uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta ise ,
taşınmaza ait tapu kaydından … tarih ve … yevmiye numarası ile davacı şirket lehine intifa hakkı tesis edildiği anlaşılan ve taraflar arasındaki sözleşme gereği inşası tamamlanan bina hakkında verilmiş herhangi bir bildirim olmaksızın davalı idare tarafından 1.599.193,56.-TL emlak (bina) vergisinin belediye veznesine yatırılması aksi takdirde 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili yoluna gidileceğini bildiren dava konusu işlemin 213 sayılı Kanunun 35. maddesi ve 366. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "vergi ceza ihbarnamesinin" temel unsurlarını barındırmadığı,
bu yönüyle davacının hukukunu etkileyen icrai bir idari işlem olan tarh işleminin hukuki sonuçlarını doğuran, bununla birlikte ihbarnamede bulunması gereken zorunlu unsurları taşımayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı belirtilerek, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Taşınmaz malikinin davalı belediye olduğu, davalı ile imzaladıkları sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu ve buna dayanılarak bina inşa edildiği, sözleşme sonunda bu yapıların davalıya bırakılacağı, davalı belediyenin emlak vergisinden muaf olduğu, taşınmazın 2. derece doğal sit alanında kaldığı ve kısıtlı olduğu, vergi hesabının nasıl yapıldığını, arsa payının dahil edilip edilmediğini bilmedikleri, idarece herhangi bir bildirim yapılmadan ödeme emri bile sayılamayacak işleminin hukuka aykırı olduğu, mahkeme kararının sonuç olarak doğru olduğu ancak gerekçesinin eksik olduğu, belirtilen nedenlerle kararın gerekçe yönünden bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Davacı adına tesis edilen işlemin bilgilendirme yazısı olduğu, idari davaya konu edilemeyeceği, sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı, davacının inşaa ettiği binalar yönünden emlak vergisi mükellefi olduğu, vergi hesaplanırken arsa payının dahil edilmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/216, K. 2023/702, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama