KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2550 E., 2024/544 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/2550
- Karar No
- 2024/544
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Taşımacılık Denizcilik A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ilişkili kişisi olan … Destek Anonim Şirketi'ne 2018 yılında kullandırılan ve örtülü sermaye sayılan borç için hesaplanan faiz gelirinin kurumlar vergisi matrahına dahil edilmemesi gerektiğinden bahisle ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun 475.834,85-TL'lik kısmının iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesi ile Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 12.4. ve 12.4.1. maddelerinin değerlendirilmesinden, borç alan kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısma tekabül eden borca ilişkin yaptığı faiz ödemesinin, kar payı dağıtımı olarak kabul edileceği, Türk Ticaret Kanunu uyarınca ise normal şartlar altında kar payı dağıtımı yapılabilmesi için, dönem sonuçlarının karlılıkla kapatılması ve geçmiş dönem birikmiş karlarının bulunması gerektiği, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun anılan maddesindeki kar payı dağıtımının bu nitelikte olmadığı,
örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve benzeri ödemeler sadece vergisel işlemler bakımından kar payı olarak sayılacağından, örtülü sermaye kullanan kurumun zarar beyan etmesi halinde ileride dağıtılacak kazanca mahsuben yapılan bir dağıtımın kabulünün gerekmekte olduğu, özetle, örtülü sermaye kullanan kurum zarar etse dahi vergisel işlemler açısından katlanılan faiz giderinin, kar dağıtımı olarak nitelendirileceğinin anlaşıldığı, dava konusu olayda da davacı şirketçe borç para verilen ve şirketin ilişkili kişisi olan.
Destek Anonim Şirketi tarafından faiz giderinin 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması üzerine zarar beyan edildiği ve dolayısıyla kurumlar vergisi ödenmediğinin anlaşıldığı, örtülü sermaye kullanan ve bu kısma isabet eden faiz giderini 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösteren.
Destek Anonim Şirketi'nin zarar etmesi nedeniyle ödenecek kurumlar vergisinin çıkmaması, örtülü sermaye kullandıran davacı şirketin örtülü sermayeye isabet eden faiz gelirini iştirak kazancı istisnasına tabi tutmasına engel olmayacağından, davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesiyle tahakkuk eden 475.834,85-TL kurumlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı;
davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 475.834,85-TL kurumlar vergisinin tahsil tarihinden davalı idarece geri verme işleminin yapıldığı tarihe kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi uyarınca hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 475.834,85-TL kurumlar vergisi tahakkukunun iptaline, haksız tahakkuk ettirilen bu tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacı şirkete iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu,davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Elde edilen faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası olarak değerlendirilerek vergiye tabi kazançtan düşülebilmesi için örtülü sermaye kullanan şirket adına kurumlar vergisi matrahı oluşması ve tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olmasının gerektiği,olayda, bu şartların gerçekleşmediği,idarece yapılan işlemlerde ve dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/2550, K. 2024/544, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama