KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3025 E., 2023/3644 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/3025
- Karar No
- 2023/3644
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesaplarını kullandırmak suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2015 yılı gelir vergisi ile 2015 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrasına göre, ilgilinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ evrakının, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediği durumda tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa tebliğe çıkarılan tebliğ evrakının da aynı sebeplerle tebliğ edilememesi halinde tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın muhatabın kapısına yapıştırılacağı,
tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağının belirtildiği, madde metninde bahsi geçen münasip sürenin kaç gün olduğu hususunda herhangi bir belirleme yapılmadığı,
bu sebeple söz konusu bu eksikliğin yine aynı Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen ve Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde vergi idaresince belirlenecek sürenin 15 günden aşağı olmayacağı yolundaki kanun hükmü ile giderilmesi gerektiği, buna göre yukarıda yer verilen iki tebligat işlemi arasında geçmesi gereken münasip sürenin en az 15 gün olması gerektiği sonucuna varıldığı,
dava konusu vergi ve cezaları içeren ihbarnamelerin davacının Mernis sisteminde kayıtlı adresinde birinci defa 14/10/2020 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için en az 15 gün beklenmesi gerekirken bu süreye uyulmaksızın tebliğ evrakının 16/10/2020 tarihinde ikinci defa tebligata çıkarıldığı, bir başka deyişle ikinci defa tebliğe çıkarılmadan önce münasip bir süre beklenmediği görüldüğünden, bu suretle ihbarnamelerin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği,
dolayısıyla tebliğin usulsüz olması nedeniyle söz konusu ihbarnamelerden, davacının 05/01/2021 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda; davacı hakkında tanzim olunan vergi inceleme raporları uyarınca 2015 yılına ilişkin olarak yapılan cezalı tarhiyatları içeren ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 114. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davacıya tebliğ edilmediği sonucuna varıldığı,
5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde tebliğ edilmediğinden zamanaşımına uğradığı açık olan dava konusu vergi ve cezalarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
485 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre, münasip sürenin olayın özelliğine göre (zaman aşımı vs.) tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacağı, dava konusu ihbarnamelerin tebliğ işlemlerinin de olayın özelliğine göre, yani zaman aşımı süresi dikkate alınarak gerçekleştirildiği, 213 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan münasip sürenin 15 günden aşağı olamayacağına ilişkin hükmün tüm idari işlemlerde dikkate alınmasının zaman aşımlı tebligata ilişkin düzenlemenin yok sayılması anlamına geleceği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3025, K. 2023/3644, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama