KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3251 E., 2023/4869 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/3251
- Karar No
- 2023/4869
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ...
Karar Metni
788 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ..., Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ..., Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... ve Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... vergi kimlik numaralı mükellefi ...
Demir Peyzaj Nakliye Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden aldığı faturaların sahte olduğu ve 2017/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin azaltılması gerektiği yolunda yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Mayıs, Kasım, Aralık ve 2018/Haziran dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesinin uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirkete fatura düzenleyen ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu, ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ve ...
Demir Peyzaj Nakliye Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporlarındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, adı geçen mükelleflerin davacıya düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu sonucuna varıldığından söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimleri reddedilerek yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden, olayda tekerrüre esas alınan cezanın, davacı tarafından kanuni süresinden sonra verilen 2016/Ocak dönemi katma değer vergisine ilişkin düzeltme beyannamesi üzerinden 812,29-TL olarak kesilen ceza olduğu ve 29/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, uyuşmazlık konusu vergiler için kesilen vergi ziyaı cezalarının toplam tutarı dikkate alındığında tekerrüre dayanak alınan cezanın miktar itibarıyla çok düşük olduğu,
bu haliyle dava konusu yüksek tutardaki cezaların tekerrür hükümleri uygulanarak artırılmasının suç ve cezada ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uygun düşmeyeceği açık olduğundan, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise, faturanın verilmediği,
alınmadığı ya da gerçek meblağdan farklı meblağa yer verildiği yolunda yasanının aradığı anlamda gerçekleştirilmiş, somut bilgiler ihtiva eden bir tespit olmaksızın ceza kesildiğinden davaya konu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri nedeniyle artırılan kısımlarının ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik tarafların istinaf başvurularının incelenmesinden, hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların kararın söz konusu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği,
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun incelenmesinden, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesi uyarınca, daha önce işlenmiş fiil nedeniyle kesilen cezanın tekerrüre esas alınabilmesi için, ikinci fiil nedeniyle kesilen cezanın, ilk cezanın kesinleşme tarihini izleyen yılın başından itibaren beş yıl içinde kesilmesi gerektiği, 2016 yılında kesinleşen vergi ziya cezasının, dava konusu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları için tekerrüre esas alınması mümkün olmadığından,
vergi ziyaı cezalarının tekerrüre isabet eden kısımlarını yukarıda yazılı gerekçeyle kaldıran Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
Davalı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, alımların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, söz konusu mal ve hizmetleri temin etmeden faaliyetinde bulundukları inşaat işlerini yapamayacakları ileri sürülerek kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Savunma ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddialarla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3251, K. 2023/4869, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama