KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/329 E., 2022/3635 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2022
- Esas No
- 2022/329
- Karar No
- 2022/3635
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol Ürünleri İnş. Taş. Loj. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kısmen sahte belge düzenleme, kısmen belgesiz hasılatının bulunduğunun vergi tekniği raporu ile tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2017/Ocak-Aralık dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dilekçesinde dava konusu vergiler ile vergi ziyaı cezalarını içerir vergi ceza ihbarnamelerinden 03/05/2021 tarihinde muttali olunduğu belirtilmesine karşın, dava konusu vergi ve cezaları içerir ihbarnamelerin 08/03/2021 tarihinde davacıya elektronik tebligat yöntemiyle tebliğ edildiği, tebliğin aynı zamanda SMS talebinde bulunulan cep telefonlarına SMS olarak gönderildiği hususunun "E-Tebligat Delil Kaydı" isimli belgeden saptandığı, ancak davanın yasal dava açma süresinden sonraki tarih olan 05/05/2021 tarihinde açıldığı, dava açma süresi geçtikten sonra açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tebligatın usulsüzlüğü bakımından, "SMS Gönderim Bilgileri"nde yer alan cep telefonu numarası ...' in davacıya ait olmadığı, ... isimli kişinin şirketin eski ortağı olup, tebliğ edilme anında şirketle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, yine e-tebligat başvuru formunun davacı tarafından düzenlenmediği ve "aktivasyon kodu"nun davacıya teslim edilmediği, Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı, ihbarnamelerin ve dayanak belgelerin tebliğinin usulüne uygun gerçekleştirilmediği; esas bakımından, defter ve belgeler sunulmuş olmasına rağmen incelenmemeden rapor düzenlendiği ve takdir komisyonuna sevk yapıldığı,
takdir komisyonlarının maliyetleri red etme yetkilerinin bulunmadığı; kesilen cezalar bakımından ise cezayı gerektirir fiil bütün unsurlarıyla gerçekleşmeden ceza kesilemeyeceği, fiilin, ilgili yıllarda gerek alıcı ve gerekse satıcı nezdinde somut bir şekilde saptanması gerektiği, ayrıca kesilen cezaların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341, 344 ve 359'uncu maddelerine uygun olmadığı iddiasıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/329, K. 2022/3635, 23 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama