KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3355 E., 2023/3677 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/3355
- Karar No
- 2023/3677
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının babasından intikal eden/edecek olan Konya İli, Altınekin İlçesi, … Mahallesinde bulunan taşınmazlara … tarih ve … sayılı haciz bildirisi ile tatbik edilen haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında 06/07/2020 tarihinde vefat eden miras bırakan …'nun mirasının, mirasçılardan olan davacı tarafından kayıtsız ve şartsız olarak reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği, ilgili kararın 05/03/2021 tarihinde kesinleştiği, akabinde mirasçılık belgesi istemli açılan davada da aynı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacıya babasından intikal eden payın mirasın reddinden dolayı davacının çocuklarına intikalinin sağlandığı, bu durumda,.
Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olan davacı tarafından, 06/07/2020 tarihinde vefat eden babasından kendisine intikal eden Konya İli, Altınekin İlçesi,.
Mahallesinde bulunan taşınmazlara … tarih ve … sayılı miras haciz bildirisi ile tatbik edilen haciz işlemine karşı dava açılmış ise de, söz konusu taşınmazlar üzerine tatbik edilen hacizlere karşı ancak kişisel, meşru ve güncel bir menfaati ihlal edilenler tarafından dava açılmasının mümkün olduğu, davacı tarafından ise babasından kalan mirasın reddinden ötürü söz konusu taşınmazlar üzerinde herhangi bir hak ve tasarruf yetkisinin kalmadığı, taşınmazların mirasın reddiyle birlikte davacının çocuklarına intikal ettiği, diğer bir deyişle anılan taşınmazların tüm hak ve borçları ile malikinin davacının çocukları olduğu,
dolayısıyla mirasın reddi sonucunda artık maliki olmadığı taşınmazlara tatbik edilen haczin davacının menfaatini etkilediğinden bahsedilemeyeceği, davacı tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; diğer taraftan, davalı idarece mirasın kamu alacağının tahsiline engel olmak amacıyla reddedildiği gerekçesiyle tasarrufun iptali davası açıldığı görülmekte ise de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 30. maddesi gereği açılan davanın mirasın reddinin iptaline ilişkin bir dava olmayıp,
tasarrufun iptali davası olduğundan ve tasarrufun iptali davasının sonucuna göre bu tasarruftan yararlananlardan amme alacağının tahsil edilmesi söz konusu olacağından, söz konusu davanın da davacının ehliyetli olmadığı durumunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1/b. bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davanın konusunun, adına yazılan haciz yazısı ile, ilerde mirasbırakanından kendisine intikal edecek taşınmazlar üzerine konulmuş olan hacizlerin kaldırılması istemi olduğu, dolayısıyla haciz yazısının muhatabı olmakla, açılan davada hukuki menfaatin bulunduğu; bununla birlikte, taşınmazlar mirasbırakan adına kayıtlı iken, yani terekedeki mallar henüz yasal mirasçılara intikal etmeden, mirasçı gibi kendisine intikal edecek (henüz etmemiş olan) taşınmaz hisseleri üzerine haciz konulduğu, haciz sebebiyle paylı mülkiyete geçilemediği için taşınmazların hak sahiplerince tasarruf edilemediği,
şayet haciz kaldırılmaz, intikal işlemleri yapılamaz ise yasal mirasçıların müvekkile zarar tazmini için başvuracakları, bu nedenle de bu davayı açmada menfaatinin bulunduğu, kaldı ki davalı idarece açılan tasarrufun iptali davası da, işbu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunduğunu destekler mahiyette olduğu; öte yandan amme alacağının zamanaşımına uğradığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3355, K. 2023/3677, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama