KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/342 E., 2022/2166 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
- Esas No
- 2022/342
- Karar No
- 2022/2166
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat … İş Ortaklığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2018/Temmuz döneminde bir kısım alışlarını sahte fatura ile belgelendirdiğinden bahisle katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucu sonraki aylara devreden katma değer vergisinin değişmesi nedeniyle, 2018/Ağustos-Ekim dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi durumunda kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olan takdir komisyonlarınca; bu konuda yetkisi bulunmaması nedeniyle katma değer vergisi indiriminin reddi suretiyle matrah belirlemelerine hukuken olanak bulunmadığı,
idari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşulların belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerektiği, zira Anayasa'da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucunun da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmek olduğu, bu durumda davacının 2018/Temmuz döneminde sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine,
katma değer vergisi indiriminin reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucunda sonraki aylara devreden katma değer vergisinin değişmesi nedeniyle yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının bir kısım alışlarının sahte olduğunun tespiti üzerine idarelerince önce işlemlerin gerçekliğinin ispatlaması veya beyanını düzeltmesi yönünde davacıya yazılı bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından verilen cevapta işlemin gerçekliğine yönelik kanaat oluşmadığı ve beyanların da düzeltilmemesi nedeniyle faturanın ilgili dönemi için takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonu kararı ile davacının 2018/Temmuz dönemi katma değer vergisi matrahının 626.796,00 TL olarak takdirine karar verildiği,
takdir komisyonu kararının gereği olarak fark matrah üzerinden davacının katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlendiği ve ödeme çıkan 2018/Ağustos-Ekim dönemleri için yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/342, K. 2022/2166, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama