KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3434 E., 2023/4680 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/3434
- Karar No
- 2023/4680
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının taşınmazlarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda, davacı tarafından 2002 yılında nüfus cüzdanının çalındığı ve başkalarının eline geçtiği, farklı resim yapıştırılarak adına mükellefiyet tesis ettirildiğinin ileri sürüldüğü, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı tarafından 01/04/2015 tarihli dilekçe ile nüfus cüzdanının çalınarak adına vergi dairesinde mükellefiyet açıldığı belirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, 15/06/2015 tarihinde vergi dairesi müdürlüğüne verilen dilekçe ile adına bilgisi dışında mükellefiyet açıldığı ve söz konusu mükellefiyetin terkininin istenildiği,
anılan dilekçe üzerine ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce mükellefiyet tesisi sırasında ibraz edilen nüfus cüzdanının örneğinin ... Nüfus Müdürlüğü'ne gönderildiği, ilgili Nüfus Müdürlüğünün 14/08/2015 tarihli yazısında resmin kişiye ait olmadığı, kişi tarafından kayıp edilen veya değişik nedenlerle nüfus cüzdanını veya fotokopisini bulan kişilerce resmin değiştirilerek veya eklenerek işlem yaptırılmış olabileceğinin bildirildiği,
dava konusu haciz işlemlerine dayanak teşkil eden beyannameleri veren, imza beyannamesini düzenleyen ve işe başlama bildirimini veren kişinin davacı olduğuna, reklam ajansı faaliyetinin davacı tarafından yürütüldüğüne ilişkin tespit bulunmadığı hususları dikkate alındığında, davacının kimlik bilgileri kullanılarak adına mükellefiyet tesis ettirildiği sonucuna varılmış olup, davacının ilgili dönemde başkası tarafından adına mükellefiyet tesis ettirilerek doğan vergi borcundan sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından,
davacı adına uygulanan haciz işleminde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Nüfus Müdürlüğünce verilen cevabın somut bir tespite dayanmaması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak tahkikata göre işlem yapılması gerektiği, bununla birlikte davacının sahte fatura düzenlediğinden bahisle yargılandığı ceza dosyasında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği fakat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen tahkikat neticesinde herhangi bir karar idareye intikal etmediğinden, mükellefiyet kaydı veya borcun terkini hakkında bir işlem yapılmadığı, idarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3434, K. 2023/4680, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama