KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3637 E., 2024/1313 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas No
- 2022/3637
- Karar No
- 2024/1313
- Temyiz eden (davacı)
- ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınan iş kazaları nedeniyle ödenen tazminat tutarlarının kurum kazancından indirilebilir gider olarak değerlendirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin 453.156,33-TL tutara isabet eden kısmının iptali ve ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinin 2. fıkrasında, bilanço esasına göre ticari kazancın tespiti sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun'un 40 ve 41. maddesindeki hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, anılan Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilmesinin kabul edileceği hükmünün yer aldığı,
41. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde ise, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların gider olarak indirilmesinin kabul olunamayacağının hükme bağlandığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11. maddesinin (g) bendinde ise "sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderleri"nin kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilemeyeceğinin hüküm altına alına alındığı,
madde ile öngörülen "tazminata konu suç" kavramının, kusuru da içine alan geniş bir kavram olduğu ve tazminat ödenmesine sebep olan fiilin iş sahibinin kusurundan kaynaklanması durumunun da ilgili madde kapsamında indirim konusu yapılamayacak giderler arasında değerlendirileceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafından 2020 yılında kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle ödenen ve anılan döneme ilişkin olarak ihtirazı kayıtla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha dahil edilen 2.059.801,48-TL'lik tutarın, kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu,
mezkur tutarın uyuşmazlık konusu dönem matrahına dahil edilmesi suretiyle ihtirazı kayıtla verilen beyannameye dayanılarak yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yaşanan iş kazanlarının, şirketin elektrik dağıtım faaliyetleriyle ilgili olduğu, dava konusu tutarın ise, kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle mahkeme kararları ve billirkişi raporlarına istinaden kazaya uğrayana ya da mirasçılarına yapılan ödemelerden kaynaklandığı, Kanun hükmünde işletme sahibi ile sayılan diğer kişilerin suçlarından kaynaklı giderlerin indirim konusu yapılamayacağının belirtildiği ve suç ile kusurun farklı kavramlar olduğu, kusurdan kaynaklı tazminat ödemelerinin kurum kazancından indirilmesini engelleyen yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu tazminat ödememelerin kurum kazancından indirilebilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3637, K. 2024/1313, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama