KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3758 E., 2024/1259 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas No
- 2022/3758
- Karar No
- 2024/1259
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.527 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2018 yılı yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018/Şubat-Haziran, Ağustos- Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; gerçek kişi mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının sona ermesi, mükellefin kendi isteği ile işini terk ederek keyfiyeti vergi dairesine bildirmesi, mükellefin ölümü, gaiplik kararı, belli bir ticaret, sanat ve meslek icrasından sürekli mahrumiyet gibi hallerde mümkün olduğu, ticaret şirketleri açısından mükellefiyetin sona erdirilmesi ise tasfiye ve iflas hallerine inhisar ettirildiği, 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar arasında gelir vergisi mükellefiyeti olanların sayıldığı,
bununla birlikte tüzel kişilerde ticaret sicilinin silindiği tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin re'sen kapatılacağı düzenlemelerine yer verilmesi karşısında, tüzel kişilerin ticaret sicilinden silinmesine benzer bir şekilde 31/12/2018 tarihinde mükellefiyeti idarece re'sen terkin edilen davacıya elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalktığından anılan Tebliğin 10. bölümünde de belirtildiği üzere elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebligat yapılması gerektiği, hal böyle olunca,
uyuşmazlık konusu vergi/ceza ihbarnamesinin mernis adresi yerine elektronik ortamda tebliğ edilmesinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, bakılmakta olan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, Mahkemelerinin 05/10/2021 tarihli ara kararıyla davacıdan 2018 takvim yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin tamamının eksiksiz olarak ibrazının istenilmesi üzerine ibraz edilen defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde tanzim edilen ... tarih ve... sayılı Görüş ve Öneri Raporunun ve davacıya fatura düzenleyen firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının birlikte değerlendirilmesinden;
davacıya fatura düzenleyen firmalar hakkında yapılan inceleme sonucunda; düzenlediği belgelerin herhangi bir mal/hizmet teslimi olmaksızın düzenlenen sahte belgeler olduğu sonucuna varılan firmalardan alınan faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinden kaynaklanan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık, diğer kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın sahte fatura kullanımından kalan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'na,
tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususlarında yetki verildiği ve söz konusu yetkiye istinaden yayımlanan Tebliğ'in salt mükelleflere münhasır olarak düzenlenmediği ve Tebliğ'de, gerçek kişilerde ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağının belirtildiği,
Kanun hükmü ile Tebliğ düzenlemelerinde mükellef yerine muhatabın esas alındığı ve mükellef olmayan kişilere de isteğe bağlı olarak elektronik tebliğ yapılabileceği, dolayısıyla, vergi idaresince yapılacak elektronik tebliğin mükellefiyete bağlı olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, davacının mükellefiyet kaydı 31/12/2018 tarihinde terkin edilmiş ise de, elektronik tebligat adresinin kapatılması durumları söz konusu olmayan davacıya elektronik ortamda (elektronik tebligat adresine) yapılan ihbarname tebliğlerinde usul hükümlerine aykırılık bulunmadığı,
bu durumda, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerini ihtiva eden ihbarnameler davalı idare tarafından davacıya elektronik ortamda gönderildiği beşinci günün sonu 18/08/2020 tarihinde tebliğ edildiğinden, söz konusu tarihi izleyen otuz (30) içinde dava açılması gerekirken, davacının vekili aracılığıyla 11/05/2021 tarihinde Uyap ortamında elektronik ortamda gönderdiği dava dilekçesi ile açtığı davada süre aşımı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının,
davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mükellefiyetin ortadan kalkması ile elektronik tebligat sahibi olma ve bunu takip etme zorunluluğunun da ortadan kalkacağı, mükellefiyeti silinen kişi veya kurumlara elektronik tebligat değil, mernis adresine tebliğ yapılacağının açık olduğundan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında vergi tekniği raporlarında yer alan bir takım olumsuz tespitlerden hareketle düzenledikleri faturaların tamamının sahte olduğu sonucuna varmanın varsayıma dayalı bir yaklaşım olduğu, yapılan alımların gerçek olduğu, vergi mahremiyeti açısından çalıştıkları firmaları inceleme ya da mali açıdan kontrol etme şanslarının olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3758, K. 2024/1259, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama