KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3985 E., 2023/1634 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas No
- 2022/3985
- Karar No
- 2023/1634
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-… (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2016 ila 2019 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı; katma değer vergisi, gelir vergisi, gelir (stopaj) vergisi, geçici vergiler ile kesilen özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …ila …, …ila …ve … tarih ve …ila 4 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla.
Mahkemelerinin 07/07/2021 tarihli ara kararı ile dava konusu ödeme emirleri içeriğindeki borçlara ilişkin davacı tarafından açılan bir dava olup olmadığı, amme alacaklarının dava konusu edilmiş olması halinde, dava edilen amme alacakları ile dava konusu ödeme emirlerinin uyumlu olup olmadığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların dava edilmiş olan amme alacaklarından ibaret olup olmadığının sorulmasına karar verildiği,
ara karara cevaben davalı idarece sunulan 29/07/2021 kayıt tarihli dilekçede davacı tarafından tarhiyatlara karşı açılan davaların …Vergi Mahkemesi'nin E:…, …, …, …, …, …, …sayılı dosyalarında devam etmekte olduğunun belirtildiği,
UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma neticesinde, dava konusu ödeme emirlerine konu borçların bir kısmını oluşturan 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, gelir vergisi, gelir (stopaj) vergisi, geçici vergileri ve kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı …Vergi Mahkemesi'nde açılan davalarda yargılamanın devam ettiği, derdest olan bu davaların esas yönünden henüz karara bağlanmadığının görüldüğü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde;
vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı düzenlenmiş olduğundan, dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan ve dava konusu edilen ceza ve tarhiyatlara karşı dava açılmakla ilgili amme alacaklarının tahsilat işleminin yürütmesinin kendiliğinden duracağı, hal böyle iken, davalı idarece, tahsil işlemleri Kanun gereği duran amme alacakları ile tahakkuk ederek tahsil aşamasına geçen amme alacakları tefrik edilmeksizin,
ara karar ile sorulmasına karşın hangi alacaklar yönüyle dava açıldığı, bunların ödeme emirleri düzenlenirken hangilerinin göz önünde bulundurulduğunun, idarece somut olarak ortaya konulmadığı, dava dilekçelerinde yer alan kamu alacaklarının çeşitliliği ve miktarları ile ödeme emirlerinde yer alan tutarların birebir örtüşmemesi hususları da birlikte değerlendirildiğinde davacı adına tüm borçların tahsili için düzenlenen uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinde yer alan kamu alacaklarının davacı adına tarh olunarak dava konusu yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin olmayıp, ... adına beyan üzerinden tahakkuk ettirilip tahsil edilemeyen alacaklara ilişkin olduğu davalı idarenin 30/06/2021 havale tarihli savunma dilekçesinde de bu hususun açıkca belirtildiği anlaşıldığından,
davacının çalışan olması nedeniyle aldığı ücret dışında şirket sahibi olduğunu ortaya koyacak gelir elde ettiğine dair bir delil bulunmadığı gibi şirket çalışanlarının da mal hizmet alımında bulunan mükelleflerin de şirket sahibi olarak ...'i bildiği hususları dikkate alındığında, genel vekaletname ile ... adına şahıs işletmesine ait işlemlerini yapması dışında, muvazaalı mükellefiyet tesisi suretiyle mükellefiyete ilişkin ticari iş ve işlemlerin gerçekte davacı tarafından yürütüldüğünün hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davalı idarece somut bir tespit yapılmadığının görülmesi karşısında,
mükellef adına tahakkuk ettirilmeyen alacağın vergi tekniği raporu doğrultusunda davacı adına tahakkuk işlemi yapılmak suretiyle davacıdan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenilmesinde yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun reddine, vergi mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Savunma dilekçelerinde açıklanan nedenlerle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/3985, K. 2023/1634, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama