KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4483 E., 2023/4747 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas No
- 2022/4483
- Karar No
- 2023/4747
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı-.. (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İnşaat Tur. Taah. ve İnş. Mal. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla, davacının mal varlığına ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisiyle uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından dava dilekçesinde, 2018 yılında yine aynı sebeplerle hesaplarına haciz konulduğu ve açılan dava sonucunda bu hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği belirtildiğinden, Uyap sistemi üzerinden davacı tarafından hacizlerin kaldırılması istemiyle açıldığı belirtilen davaya ilişkin Mahkemelerinin 25/10/2018 tarih ve E:2018/682, K:2018/1851 sayılı dosyası incelendiğinde, 2018 yılında uygulanan haciz ile dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı borçların aynı olduğu ve davanın reddine ilişkin kararın, istinaf aşamasında ...
Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararı ile, "şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin, adresten ayrıldığı ve adreste bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edildiği belirtilmekte ise de,
ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısının 213 sayılı Kanunun 102. maddesinde sayılan kişiler ile birlikte imzalanarak tutanak haline getirilmediği ve bu nedenle ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğinden usulüne uygun olarak asıl borçlu şirketten tahsil imkanı kalmadığı hususu yerine getirilmeden amme alacağı için davacının şahsi mal varlığına konan haciz işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle kaldırılarak, davanın kabulüne karar verildiğinin görüldüğü ve davalı idarece mahkeme kararı uyarınca iptal edilen haciz işleminden sonra,
asıl borçlu şirket adına takibin kesinleştirildiği hususunda Mahkemelerine herhangi bir belge sunulamadığından, kaldı ki 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağına ilişkin hüküm uyarınca, vadesi 2004,2005,2006,2008 yılları olan dava konusu haciz içeriği borçların tahsil zaman aşımı süresi içinde şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirme imkanı kalmadığından,
zaman aşımına uğrayan borçtan kaynaklı olarak davacı adına tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının malvarlığına uygulanan haczin hukuka uygun olduğu, haczin dayanağı vergi borçlarının zamanaşımına uğramadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan temyize konu kararda atıf yapılan karar, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2019/6714, K:2022/1631 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4483, K. 2023/4747, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama