KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4861 E., 2023/1852 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Esas No
- 2022/4861
- Karar No
- 2023/1852
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'un vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, ...'un muhasebe işlemlerini takip ettiği, beyannamelerini verdiği, idarece mükellefin sahte belge düzenlediği tespit edilmiş ise de yukarıda yer alan Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227'inci maddesine göre davacının mükellefle birlikte müteselsil olarak sorumlu tutulabilmesi için asıl mükellef adına yapılan tarhiyatın defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması nedeniyle ortaya çıkması gerektiği;
dava konusu olayda ise, söz konusu ödeme emri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden yapılan tarhiyata dayandığından, anılan madde uyarınca davacının sorumluluğundan söz edilmesine olanak bulunmadığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının mali müşavirlik hizmeti verdiği birtakım mükelleflerin sahte belge düzenleyicisi olması, asıl borçlunun beyan ettiği faaliyet hacmiyle mütenasip öz sermayesinin, teçhizat, demirbaş, emtia gibi varlıklarının bulunmaması, milyonlarla ifade edilen cirolara rağmen ödenecek vergi beyanının hiç olmaması veya cüzi tutarda olması, tahakkuk eden vergilerin çok az bir kısmını ödemiş olması gibi hususları dikkate almayarak mükellefin faaliyetinin gerçek olmayabileceği yönünde vergi dairesine herhangi bir bildirimde bulunmamasının davacının görevini yerine getirmediğini açıkça ortaya koyduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/4861, K. 2023/1852, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama