KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/994 E., 2024/687 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/994
- Karar No
- 2024/687
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Eğitim İnşaat Ticaret Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Yapım ve İşletme Şartlı Kiralama Sözleşmesinin kiralama ve inşaat olmak üzere iki ayrı akit ve işlem içerdiğinden, inşaat akdine ilişkin olarak mukavelenameler için öngörülen oran üzerinden damga vergisi alınması gerektiğinden bahisle 2019/Mayıs dönemine ilişkin olarak tarh edilen damga vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu sözleşmeyle niteliği, teknik bilgileri ve özel koşulları yazılı taşınmaz üzerine, yapım ve işletme şartlı kira sözleşmesi ile 40 yıl sürecek bir kira ilişkisinin kurulduğu, kiraya ilişkin tarafların edim ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği, sözleşmede yer alan bu düzenlemelere göre, yasal unsurların tümünü taşıyan tipik bir kira sözleşmesi niteliği taşıdığından, kira tutarları esas alınarak tarh edilen cezalı damga vergisinin davacı tarafından ödendiği,
diğer yandan, sözleşmede belirtilen kira bedellerinin, taşınmaz üzerinde ''84 Derslikli Özel Eğitim Tesisi'' inşa edilmek üzere öngörüldüğü, inşaat yapım süresinin 3 yıl, işletme süresinin davacıya ait olmak üzere 37 yıl olduğunun belirtildiği ve inşaatın yapımına ilişkin düzenlemeler içerdiği, tarafların hak ve yükümlüklerinin belirlendiği görülmekle birlikte, yapılması amaçlanan eserin ayrıntılarına ve bedeline ilişkin her hangi bir yükümlülüğe yer verilmediği de gözetildiğinde, bu düzenlemelerin esas itibariyla sözleşmenin, temel konusu olan kira sözleşmesinin güvencesini oluşturduğu,
dolayısıyla, sözleşmede 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrası kapsamında, inşaat yapım ve işletme şartlı kiralama olarak ayrı iki akit ve işlemin bulunmadığı, matraha esas alınan tutarın ''Sözleşme Konusu İş'' başlığının 2. maddesinde yer alan, 2019 yılı yapı yaklaşık birim maliyetine ilişkin bilgi mahiyetinde verilen, 03/12/2019 tarihli zeyilname ile sözleşmeden çıkarılan ve sözleşmenin kurucu unsuru ve ayrılmaz parçası olduğundan bahsedilemeyeceği, sözleşmenin mahiyeti dikkate alındığında, yasanın aradığı anlamda belli para olarak kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşıldığından,
dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka aykırılık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlığa konu sözleşmenin kira sözleşmesi olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı, eser ve kira sözleşmesinin temel niteliklerini içeren karma ve kendine has bir sözleşme olduğu, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin binde 9,48 nispetinde damga vergisine tabi olacağı, dava konusu cezalı tarhiyatta mevzuata aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektdir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/994, K. 2024/687, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama