KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1434 E., 2023/4868 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/1434
- Karar No
- 2023/4868
- Temyiz eden (davacı)
- …Odası Başkanlığı …İşletmesi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, geriye dönük mükellefiyet tesis edilerek, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin beyannameleri ile Ba-Bs formlarını vermediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; olayda, davacı adına geçmişe yönelik tesis edilen mükellefiyeti gereğince mükellef olmadığı dönemde vermesi gereken beyannameler ile Ba-Bs formlarını kanuni süresi içerisinde vermediğinden bahisle adına düzenlenen ve tebliğ edilen muhtelif tarih ve sayılı vergi ceza ihbarnamelerinin dava konusu edilemeyerek kesinleştiği, belirtilen hukuka aykırılığın ödeme emrine konu işbu davada borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığından davaya konu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Otoparkı işleten ve geliri elde edenin odanın eski başkanı olduğu, odanın, otopark işletilmesine dair bir kararı, ücret tarifesi ve yasal defterlerinde gelir kaydının bulunmadığı, eski başkanın bastırdığı ve üzerinde ne için verildiği, kime ait olduğu yazmayan usulsüz makbuzlarla edinilen gelirlerin oda geliri olarak kaydedilmediği, oda gelir elde etmiş gibi işlem tesis edildiği, ödeme emri içeriği cezaların kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, geriye dönük mükellefiyet tesis edilerek, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin beyannameleri ile Ba-Bs formlarını vermediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5228 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi uyarınca, Maliye Bakanlığına vergi beyannameleri ve bildirimlerin internet ve diğer elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye yetki verilmiştir.
Bu yetkiye istinaden yayımlanan tebliğlerle getirilen zorunluluklara uymayan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinde yer alan cezaların uygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanun'un mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrasında da, bu Kanun'un 86,148,149,150,256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan yükümlüler adına özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin beyannamelerin verilmemesi ile Ba-Bs bildirimlerinin yasal süresi içerisinde yapılmaması nedeniyle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarını içeren vergi ceza ihbarnamelerinin 11/12/2014 ve 16/12/2014 tarihlerinde tebliğ edildiği, dava konu edilmeksizin kesinleşen sözü edilen cezalardan oluşan amme alacağının süresi içinde ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının mükellefiyet kaydının 21/08/2014 tarihli vergi tekniği raporuna istinaden 01/01/2009 tarihi itibarıyla açıldığı, bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinde yaptırıma bağlanan beyanname veya bildirim verilmemesi eyleminin tamamlanması, davacının beyanname ve bildirim verilmesi gereken dönemde adına tesis edilmiş mükellefiyet kaydı bulunmasına bağlı olduğundan mükellef olmadığı dönemde ya da mükellef olduğundan habersiz olduğu dönemde beyanname ve bildirim vermesine olanak bulunmayan davacının bu ödevleri yerine getirmediğinden söz edilmesine olanak bulunmadığından,
diğer bir ifadeyle sonradan tesis edilen vergi mükellefiyeti nedeniyle beyanname ve bildirim verme yükümlülüğünün geçmişe dönük uygulanma olanağı bulunmadığından, sonradan açılan mükellefiyet nedeniyle geriye dönük olarak beyanname ve Ba-Bs formlarının verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezalarının tahsiline yönelik ödeme emrinin, davacının "böyle bir borcu olmadığı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık, davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2023/1434, K. 2023/4868, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama